BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Mürşid kime denir?

“Mürşid yani rehber, insanı Allahü teâlânın rızasına, sevgisine kavuşturan vasıtadır..."
 
Sual: Mürşidi olmayanın mürşidi şeytandır deniyor. Mürşid ne demektir, dinde yeri var mıdır, varsa nedir?
Cevap: Bu konuda İmamı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
“Mürşid yani rehber, insanı Allahü teâlânın rızasına, sevgisine kavuşturan vasıtadır. Talebe rehberini ne kadar çok severse, onun kalbinden feyiz, nur alması da, o kadar çok olur. Mürşid vesiledir, Resûlullah efendimizin mübarek kalbinden çıkıp, mürşidlerinin kalbleri vasıtası ile, kendi kalbine gelen feyizleri neşreden bir vasıtadır. Maksat, Allahü teâlâdır. Mürşid-i kamil, emme basma tulumba gibidir. Kalb makamına inmiş olup, kendi mürşidinden aldığı feyizleri, marifetleri, talebesine ulaştırır. Rehberini inciten veya inanmayan, hidayete kavuşamaz. 'Rehberini incitenden kalbin kırılmazsa, köpek senden daha iyidir' buyurmuşlardır. Rehberine inanmakta, güvenmekte sarsıntı olursa, feyiz alamaz. Bu sarsıntının ilacı yoktur. Rehberden feyiz almak için teveccüh olmaksızın, yalnız onu sevmek yetişir. Rehber ile bulunanların, imanları kuvvetlenir. İslamiyete uymak isteği hasıl olur. Rehberin sözleri, hâlleri, hareketleri, ibadetleri hep İslamiyete uygundur. Ona uyan, onu dinleyen, Resûlullah efendimize uymuş olur. Böyle olmayan kimse, rehber olamaz.”
Sual: İslam âlimlerinden, tasavvuf büyüklerinden, "Ben keramet sahibiyim, istediklerinize sizi kavuştururum, Levhil-mahfûzu bilirim" diyen olmuş mudur?
Cevap: Hiçbir İslam âlimi benim kerametim var, dilediklerinize kavuştururum dememiş, kerametlerini de örtmeye çalışmışlardır. İslam dinini, Kur’ân-ı kerimin ve hadis-i şeriflerin bilgilerini yaymaya uğraşmışlardır. Mezhepsizler, Vehhabiler, sapıkların, münafıkların, zındıkların yanlış, bozuk sözlerini ve cahil Müslümanların bilmeyerek yaptıkları yanlış hareketleri yazarak, İslam âlimlerine, tasavvuf büyüklerine saldırmakta, doğru yoldaki Müslümanlara iftira etmektedir. Yalanlarına, âyet-i kerîmeleri ve hadis-i şerifleri de alet etmektedirler. Bu ise, sapıklığın en aşağı, en iğrenç ve en kötü bir örneğidir. Hiçbir İslâm âlimi, Levhil-mahfûzu bilirim dememiştir. Allahü teâlâ, dilediği, sevdiği, seçtiği kuluna, gaybden bilgi verebilir, kerametler ihsan edebilir ama bu kerametleri kimseye söylemezler. Bunlar, kendileri, istemeden hasıl olur.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
622025 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/osman-unlu/622025.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT