BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Buğday parası, ekmek kavgası

Buğdayın kilosu 155 Bin TL mi olsun, 178 mi olsun? Kabinenin iki Bakanı bu rakkamlar yüzünden ihtilafta. Tarım Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp, 178 olsun derken, Devlet Bakanı Kemal Derviş, 155'de ısrarlı. Derviş'e göre bunun üzerinde bir ödeme Türkiye'yi iflas ettirir. Üretici, her iki teklifi de reddediyor. Onlar, buğday taban fiyatınını 200 bin lira olmasını istemekteler. Köylü nüfus, bugün toplam nüfusumuzun yüzde 40'ını teşkil etmekte. Yüzde 40'ın genel gelirden aldığı pay, yüzde 10. Yüzde 40'ın ne zaman yüzde 5'lere düşeceği henüz belli değil. Bu düşüş gerçekleşirken aynı zamanda üretimin azalmaması lazım. Bilakis teknolojinin devreye girmiş olması dolayısıyla artış olmalı.. İşçi, geçen hafta toplu iş sözleşmelerinde hükûmete kerhen razı oldu. Sırada çiftçi var. Onlar da aynı yoldalar. Onlar da zorla memnun kalacaklar. IMF dayatması ile tebessüm edecekler. Daha evvel esnaf kahretmişti. Ondan evvel de memur. İşçi-köylü-esnaf-memur.... Bunlar Türkiye'dir. Bu dört sınıf, memleketimizin temelidir. Onlar korunursa iç barış, sosyal huzur ve refah gelişir. Yükü bu dört sınıf çekiyor. Bu dört sınıf, Türkiye'nin radye temelidir. Köylü hakikaten eli nasırlı insandır. Yaptığı iş, zahmetli meşakkatli bir çalışmadır. Emeğinin karşılığını alamamak ne gibi sonuçlar verir? Hesapsız-hazırlıksız bir şekilde köyden şehire göç devam eder. O da beraberinde bir çok problemler getirmekte, sosyolojik vahametlere yol açmaktadır. Size ekmeğinizi sunan ele onun bedelini veremiyorsunuz. Bir de iflas endişesi. Türkiye, iflasın konuşulduğu bir ülke haline düşürülmüşse bu suç, bu dört temel unsurun mu? Vergisi, cezası, nimeti adil şekilde dağılmayan bir devlette bu netice kaçınılmaz mecburiyettir. Çare, el emeğini, alın terini kısmaktan geçmiyor. Çare, esas itibariyle şu kalemlerden ibaret. Çok üretmek, hakkıyla tasarruf, fedakarlık ve israfın önlenmesi. Bunlar yapılıyor mu? Fevkalade şüpheli. Bunlar yapılsa zaten buğday parası ekmek kavgasına dönüşmez. Kötü olan buydu işte... Sınırsız ve kolay kazananlarla zor ve sınırlı kazananlar arasında uçurumlar açıldı. Ne olur, belli rakkamların üzerindeki maaşlar yarıya düşürülse, milletvekilleri 1/3 maaş alsa, gazeteler 12 sayfa çıksa, tv ve radyolar 16 saat yayın yapsa, caddelerden başlayarak fazla lambalar söndürülse, cep telefonları kullanılmasa, eğlence yerleri 24'de kapansa,... Evet, bunlar ve bunlara benzer tedbirler sadece ve sadece 6 aylığına uygulansa ciddi ölçülerde tasarruf elde edilir. Türkiye'nin iflası çiftçiye veya işçiye verilenden olmaz. Onlar, haklarını almaktalar. İflas, kazandığından fazla harcamaktan ileri geliyor. Türkiye bu kötü huya alıştı. Ayaklar yorgandan dışarı. İşçi-köylü- memur-esnaf; bunlar orta sınıf, orta direk. Bu sınıf, günden güne erimekte. Görülmesi gereken bu. Bir köylü, bir ay bir raket parasına çalışırsa orada sosyal adalet yoktur, hakkıyla paylaşmak yoktur. İşçi-köylü- memur-esaf, zor durumda. Onların hali perişan. Sırça köşklerden bakarak bu çilekeş insanlarla hemhal olamazsınız.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
111023 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/111023.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT