BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Faturalar bıçak gibi

Son İGDAŞ faturalarını alanlar, şaşırdılar. Sanki vatandaş sıcak günlerde tabiî gaz tüketmiş gibi rakamlar anormal. İSKİ öyle, TEK öyle. TELEKOM ve diğerleri hep öyle...gaz, su, elektrik, telefon ve cep telefonu şirketleri aboneyi ezip duruyor. Vatandaşın ödemek zorunda kaldığı para hiç insaflı değil. Emekli, dul, fakir, dar gelirli...ne yapsın bu şartlarda? Aldıklarını olduğu gibi bu faturalara yatırsalar yine yetmiyor. Yetse dahi neyle geçinecek, ayı hangi parayla çıkartacaklar? Nerede kaldı sosyal devlet? Sosyal adalet nerede? Zorlanan yalnızca onlar da değil. Bırakınız orta direği; orta direği bitirdikleri için artık bu kesim de yoksul tabakaya dahil; tüccar da bu faturaları ödemekte zorlanıyor. Nasıl zorlanmasın? Şu işsizlik ortamında Vergi, vade farkı, kira, masraf...onu da bunaltmış durumda. Üstelik bu gaz faturaları atv'siz. Bundan sonra tabii gazın metre küpünden 25 bin lira akaryakıt tüketim vergisi de alınacak. Bu kadarı cidden fazla. Bir ülke yönetimi kendi öz halkına böylesi kötülüğü reva göremez. Sanki ortada husumet var da intikam alınmakta. Hiç mi iz'an, idrak, insaf yok? İnsanlara dünyayı zindan etmek kime ne zevk veriyor? Maaş alamamakla, işten ayrılmakla, iş bulamamakla o karanlık, çoktan onların başlarına çöktü. Emekli, dar gelirli, dul...sürünme sınırında. Onun için bu faturalar büyük yük. Kışla birlikte bu yük çekilmez hal alacak. Orta direk, fakirleşti onlara da yük. Tüccar zaten kdv'den diğerlerine kırk türlü vergi ile boğuşuyor. Tüccar için de bardağı taşıran son damla. "Madem kullanıldı bedeli verilecek" demek gaflet olur. Kimse "bedel alınmasın" demiyor. Faturalar, kabulü mümkün olmalı. Bugünkü modern hayat bunlarla kaim. Bir noktaya kadar cep telefonu istisna edilebilir. 'Tabiî gaz, elektrik kullanma' denebilir mi? 'Sen de mahalle çeşmesinden faydalan!' Yolunda bir itiraz mümkün mü? Öyle çeşmeler mi kaldı? Kalsa bile 5. kattaki yaşlı kadın gidip çeşmeden su mu taşıyacak? Temel tüketim ihtiyaçlarında acilen ucuzluğa gitmek lazım. Tehdit mektubu yollamakla birkaç güne bir vatandaşın eline tutuşturulan bu faturaların yaptığı psikolojik tahribat arasında fark yok.. Öz vatandaşınızı hasta ediyorsunuz. Isısız, ışıksız, habersiz yaşanır mı? Biraz halkın arasına katılın. Ekmeğin. Bir şişe sütün fiyatını öğrenin. Halkla bu kadar yabancılaşıp da köprüleri atarak ona hizmet yapılamaz. Parti, siyasi kimlik, hiç mühim değil. Sefer Murat Türkmenbaşı bile bu millete bir kısım yerli yöneticiden daha yakın. Türkmen cumhurbaşkanı, "ucuz Türkmen gazı varken neden Rusya'dan pahalı fiyata alıyorsunuz?" deyince medyadaki bir kısım gamsızlar kendisine hakaret etmişlerdi. İşte haklı olduğu ortaya çıktı. Fatura değil sanki tehdit bıçağı, fatura değil sanki tehdit mektubu. Bu faturaları alıp da ağlayan garibanların varlığından haberdar mısınız? "Evet" diyorsanız bu rezalet nedir, hayırsa niçin o makamları işgal etmektesiniz?
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
130663 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/130663.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT