BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Kasetten dersler

Amerika'nın büyük bir delil diye lanse ettiği video kaset, doğru olsun veya olmasın hiç önemli değil. Bin Ladin dublörlerine de öyle bir kaset yaptırılabilir. Böyle bir fikir pratikte mümkün ama tahminleri oralara kadar taşımak komplo teorisini de aşar. Kasetlerin bilerek ve istenerek bırakıldığını söylemek akla daha yatkın. Her ne olursa olsun. Ortada bir çılgınlık var. İslami olmakla da asla ve kat'a alakası yok. Kaset, 'aktörler'in kişiliklerini, ruh hallerini ve zavallılıklarını olanca çıplaklığı ile ortaya koymakta. Bakınız onca teknoloji, enformasyon ve daha neler ve neler. Kimlerin elinde ne hallere geliyor. Bu vesileyle çıkan ders üçtür... Lesson -1. İslamı temsilde boşluk vardır. Tabiatta boşluğa yer olmadığı da meşhur kaidedir. Ehli dolduramayınca nâehiller dünyayı ateşe vererek öyle bir vazifeye yeltenmekteler. Bu konuda Türkiye'ye büyük mes'uliyet ve tarihi veballer düşmektedir. Laikliğe esneklik kazandırılacağına tersinden yobazlığa dönüştürmek en büyük handikaptır. Dünya Müslümanlarının üzerinde ittifak ettikleri mânevî bir şahsiyetin zor zamanlarda barış için oynayacağı rolü çocuklar bile tahmin edebilir. Lesson-2. Hadise 'son kullanma tarihi'nin bittiğini göstermektedir. 'Osame ben Laden' ve el Kaide, 'made in USA'dır. Vaktiyle komünizmle mücadelede SSCB'ye karşı yetiştirilmiş frankeştaynlar. İşleri bitince terk edilmişler. Başıboş kalan tecrübe kazanmış güç, serseri mayın gibi infilak etmiştir. Devletler, belli maksatlar için bazı kişi ve grupları kullanmakta ihtiyaç kalmayınca da onları terk etmekteler. O zaman kullanılan kuvvet kendi yolunu çizerek ya bölücü veya terörist olmaktadır. Sonuçta ikisi de teröre çıkmakta. Lesson-3. İsrail problemi adaletli bir çözüme bağlanmadıktan sonra Üsame bin Ladinler, Muhammed Attalar bitmeyecektir. Amerika, Filistin mevzuunda çifte standart gütmekte ve haklı olsun veya olmasın İsrail'i tutmaktadır. Sürekli olarak Filistinli sivillerin öldürülmesi geri tepmiş bu defa da bombalı saldırılarla Yahudi siviller can verir olmuştur. Ağır şartlar, Filistinlilere mücadele ruhu kazandırdı. Sertlik ve haksızlık sertlik ve haksızlığı davet etmekte. Şaron mantığı, Arafat'ı bile terörist göstermeye kalkışıyor. Filistin, lideri dünyanın gözü önünde ikamet mecburiyetine tabi tutulmakta. O halde yapılacak olan tez zamanda Filistinin tanıması, topraklarının verilmesi ve İsrail'in de dizginlerinin çekilmesidir. Huzur isteniyorsa bu derselere iyi çalışılması lazım. Yoksa el mi yaman bey mi yaman ortaya çıkıyor... Biri White House'da uyku çekerken diğeri sefil şartlarda kurduğu planlarla dünyayı onun başına yıkabilmektedir. Hiçbir teknoloji, hedefe kilitlenmiş bir insandan daha kuvvetli değil. Dünya kan ve gözyaşı içinde adaleti arıyor. Adaleti olmayan süper güç de olamaz.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
133173 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/133173.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT