BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

İbrahim Anlaşması yürürlükte

Yusuf Alabarda
Facebook
Siyonist devlet şu mübarek zamanlarda dahi saldırılarına ara vermeden devam ediyor. Önceki akşamdan bu yana İsrail askerleri Kıble Mescidi’nde namaz kılan Müslümanlara ve Eski Şehir bölgesinin Şam Kapısı ve Şeyh el-Cerrah mahallesinde gördüğü her canlıya acımasızca saldırdı. Oysa, daha düne kadar Körfez Bölgesi’nden devşirdiği kullanışlı aparatıyla İbrahim Anlaşması imzalıyordu…
Demek ki İbrahim Anlaşması siyonist devletin Filistin topraklarında, diğer imzacıların da Orta Doğu coğrafyasında daha fazla kan akıtmalarının önünü açmak içinmiş…
Sahi, ne oldu İbrahim Anlaşması’ndaki o süslü ifadelere? Hani bu anlaşma insanlığı ve barışı önceleyecek, Filistinli çocuklara daha müreffeh bir hayat sunacak ve Hazreti İbrahim’in çocukları güven ve huzur ikliminde yan yana yaşayacaklardı?
O zamanlarda da aklını ve vicdanını üç kuruşa siyonizme satmamış kalemler yazdı ve çizdi. İsrail, kendisine vadedildiğine inandığı topraklarda hükümranlığını tesis edene kadar, kimse ile barış görüşmesi falan yapmaz. Hele İslam dünyasının şu an içinde bulunduğu acınası durumda hiç yapmaz.
İbrahim Anlaşması’nı imzalayan BAE’nin, Libya’dan Somali’ye, Mısır’dan Yemen’e kadar geniş bir coğrafyada her türden şiddetin müsebbibi olduğu gerçeğini tam bu noktadan okumak gerekir.
 
Nedir bu gerçek?
 
Siyonist devlete İbrahim peygamberin (aleyhisselam) ismini de kullanarak meşruiyet alanı açmak. Önümüzdeki günlerde Dahlan denilen terör çetesinin elebaşını, Filistin’in başına getirme projelerine hız vereceklerinden emin olabilirsiniz.
 
Siyonizmin sınırımızdaki büyük projesi
 
Sınırımızın hemen dibinde oluşturulmaya çalışılan terör devletçiğini, sadece PKK ve ABD ilişkisi üzerinden okumak sanırım nakıs bir değerlendirme olur. Bu proje, siyonizmin son yıllardaki en büyük projelerindendir ve ABD yönetimin başına kim geçerse geçsin projeden vazgeçmeyecektir.
Yaklaşık 10 ay kadar önce Türkiye’de çok ilgi çekmeyen bir haberde İngiliz The Sunday Times gazetesi, Mossad Başkanı Yossi Cohen’i haber yapmaktaydı. Gazetenin diplomatik editörü Roger Boyes’in imzasını taşıyan habere göre Kohen, Türkiye’nin İsrail ve bölge açısından İran’dan daha tehlikeli bir devlet olduğunu vurguluyordu. Bunun sebebi olarak da, İran’ın kendi içinde çok kırılgan bir yapıya sahip olduğunu, Türkiye için ise aynı durumun söz konusu olmadığını söylemekteydi. Üstelik, Kohen bu açıklamaları Mısır, Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkelerin istihbarat birimlerinin başlarına yapmaktaydı.
Sınırlarımızın hemen dibindeki terör devletçiğini, BAE’nin her türden terör örgütlerine olan finans ve silah desteğini Yossi Kohen’in bu beyanatlarından arındırarak okumak mümkün müdür? İsrail’in, Rum Yönetimi ve Yunanistan ile geliştirdiği askerî diplomatik ilişkileri ve Doğu Akdeniz’de BAE, Suudi Arabistan ve Yunanistan silahlı kuvvetlerinin katıldığı tatbikatların devreye sokulmasını bu gelişmelerden arındırabilir misiniz?
 
Türkiye’nin Mısır ile yakınlaşması
 
Türkiye, Mısır ve Körfez ile olan ilişkilerde yoğun bir diplomatik hareketlilik içine girdi. Anlaşılan o ki, bu hareketlilik önümüzdeki aylarda daha da artacak. Tabii bu hareketlilik ile birlikte içerideki eleştiriler de hemen gelmeye başladı: ‘Türkiye, Mısır’daki Sisi yönetimine bu kadar yoğun ve üst perdeden tepki vermeseydi, bugün Türkiye ile Mısır ve Körfez ülkelerinin ilişkisi çok daha farklı olurdu’
Aslında bu önermeyi iddia etmek, hakikatin üzerine sahte bir örtü örtmek demektir. Kuşkusuz diplomasi ve uluslararası siyaset, menfaatler doğrultusunda her dem yeniden tanzim edilmektedir. Öyle olmasaydı, Yunan Başbakanı ta Trablusgarb’a kadar gidip ülkesinden kovduğu Libya’nın Atina eski büyükelçisinin karşısında bir ilişki ihdas etmek için çırpınmazdı.
Türkiye, işte bu kapsamda, Katar ablukasının ortadan kalkması, Doğu Akdeniz ve Libya’da ortaya çıkan yeni konjonktür ve yeni ABD yönetiminin bölge politikası ile yakından ilintili olarak Mısır ile tekrardan bir ilişki tanzimine gitmektedir.
Lakin, Sisi’yi bir darbe sonucunda Mısır’ın başına getirenlerin bir ajandası yok mudur? Sisi’nin hareket edeceği alan ya da Mısır için geliştireceği siyasetin sınırlarının tayininde Sisi ne kadar bağımsızdır? Mısır ile olan ilişkilerden bekleyeceğiniz fayda, işte bu sorulara vereceğiniz cevaplar kadardır. Kuşkusuz iki ülke arasında var olan sorunlara rağmen, başta ticaretin geliştirilmesi ile Libya ve Doğu Akdeniz ile ilgili sorunlarda bir mesafe katetmek yine de mümkündür ama temkini de elden bırakmamakta fayda vardır.
 
Hisar devreye sokuluyor
 
Türkiye, semalarında HİSAR hava savunma sistemini kurarak büyük bir hava savunma açığını adım adım kapatıyor. Bu kapsamda savaş uçakları, helikopterler, seyir füzeleri, silahlı insansız hava araçları ile havadan karaya atılan füzeler yüksek bir etkinlik içinde tespit edilerek imha edilecek.
Proje kapsamında oluşacak çok katmanlı hava savunma sistematiğinde, yerli radar sistemleri, havadan erken ihbar ve kontrol uçakları ile Sungur, Korkut, Hisar A +, Hisar O+ ve Hisar U sistemleri yer alacak.
Sungur, Korkut ve Hisar A+’nın test ve kabul aşamaları tamamlanarak seri üretim aşamasına geçildi, Hisar O+ da başarı ile denendi. Çok sayıda alt sistemi bünyesinde barındıran HİSAR PROJESİ, Savunma Sanayii Başkanlığı öncülüğünde 100’ün üzerinde yerli alt yüklenici ile hayata geçiriliyor.
Dünya’nın pupa yelken bir savaş ortamında yol aldığı bu zamanlarda, Türkiye’nin hava savunmasındaki zaafını gidermek için attığı bu adımların ne anlama geldiğini ve ne kadar kıymetli olduğunu önümüzdeki yıllarda çok daha iyi anlayacağız.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
618839 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yusuf-alabarda/618839.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT