Emekli Tümamiral Cihat Yaycı: ‘Deniz Millî Parkları’ stratejik bir karar
Türkiye, tarihinde ilk defa denizde millî park alanları belirledi. Üç park için Fethiye-Kaş ve Kuzey Ege seçilip Ege ile Akdeniz’de stratejik bir adım atıldı. Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı “Yalnızca harita yayımlayan değil, sahada uygulayan ülke olduk” dedi. Atina da “Çok tehlikeli bir gelişme, kuşatılıyoruz” yorumunu yaptı.
Türkiye, denizlerde çevre koruma ve yönetim kapasitesini genişleten önemli bir adım attı. Muğla'nın Fethiye ilçesi ile Antalya'nın Kaş ilçesi açıkları ve Kuzey Ege'de belirlenen alanlar deniz milli parkı ilan edildi.
Milli Parklar Kanunu kapsamında ilk kez geniş deniz alanlarının milli park statüsüne alınması, çevre korumanın yanında Ege ve Doğu Akdeniz'deki stratejik dengeler açısından da dikkat çekti. Karar, Yunan basınında tepkilerle karşılanırken özellikle Meis Adası ile Limni-Semadirek hattı üzerinden tartışıldı.
Kararı gazetemize değerlendiren Emekli Tümamiral Cihat Yaycı, deniz milli parklarının yalnızca çevreci bir adım olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, Türkiye'nin denizlerdeki idari etkinliğini ve çevresel yönetim kapasitesini güçlendireceğini söyledi. Yaycı, “Deniz milli parkı ilan etmek, tek başına yeni bir egemenlik veya deniz yetki alanı oluşturmaz. Bu karar, deniz yetki alanı sınırlandırma anlaşmasının yerine geçmez; karasuyu, kıta sahanlığı veya münhasır ekonomik bölge meydana getirmez. Fakat deniz milli parkı ilanı, Türkiye'nin kendi egemenlik ve yetki alanlarındaki idari etkinliğini, çevresel yönetim kapasitesini, bilimsel çalışmalarını, denetim faaliyetlerini ve sürekli devlet uygulamasını güçlendirir” dedi.
Mavi Vatan'ın yeni muhafızları! İlk kez kadın adaylar da sahada
"MAVİ VATANDA KALKAN OLABİLİR"
Yaycı, kararın Türkiye'nin Mavi Vatan'daki hak ve menfaatlerinin görünür hale gelmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Deniz milli parklarının Türkiye'nin deniz yetki alanlarının hukuki kaynağı olmadığını vurgulayan Yaycı, Türkiye'nin bu alanlarda bilimsel araştırma, çevresel koruma ve denetim faaliyetleri yürütmesinin devletin denizlerdeki varlığını daha sürekli ve görünür hâle getireceğini belirterek, “Bu da denizlerde yalnızca harita yayımlayan değil, sahada uygulama geliştiren bir Türkiye anlamına gelmekte” diye konuştu.
“YUNANİSTAN'IN ADIMINA KARŞILIK VERİLDİ"
Yaycı'ya göre kararın stratejik boyutlarından biri de Yunanistan'ın deniz parkı girişimlerine karşı Türkiye'nin kendi uygulamasını ortaya koyması. Yunanistan, 2024'te Ege ve İyon Denizi'nde deniz parkları oluşturacağını açıklamış, 2025'te bu alanları ilan etmişti. Türkiye ise Yunanistan'ın tek taraflı deniz parkı ilanlarının Ege'deki sorunlar bakımından hukuki sonuç doğurmayacağını açıklamıştı. 24 Nisan 2024'te “Yunanistan madem Adalar Denizi'nde deniz parkı ilan ediyor, biz de milli olarak kendi deniz parkımızı ilan edelim” çağrısı yaptığını hatırlatan Yaycı, “Türkiye artık yalnızca Yunanistan'ın tek taraflı girişimlerine itiraz eden veya açıklama yapan taraf değildir. Kendi denizlerinde inisiyatif alan, uygulama geliştiren, çevresel düzen kuran ve Mavi Vatan'daki hak ve menfaatlerine fiilen sahip çıkan bir irade ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı.
“ÇEVREYİ KORURKEN HAKLARDAN VAZGEÇİLMEYECEK”
Yaycı, deniz milli parklarının Türkiye'nin deniz güvenliği ve ekonomik faaliyetlerini sınırlandıran bir yapıya dönüşmemesi gerektiği uyarısında bulundu. Çevresel hedeflerin yanında deniz güvenliği, seyir serbestisi, balıkçılık hakları, askerî eğitim alanları ve diğer denizcilik faaliyetlerinin de dikkate alınması gerektiğini söyleyen Yaycı, “Çevre koruma gerekçesiyledir. Deniz milli parkları, Mavi Vatan anlayışının çevre boyutunu güçlendirmeli; Türkiye'nin denizlerdeki hareket alanını daraltan bir araca dönüştürülmemelidir” dedi.
YUNAN BASINI ÇILDIRDI
Türkiye'nin deniz parklarına ilişkin önceki adımları gibi bu adımı da Yunanistan’ı kızdırdı. Yunan basını, özellikle Kuzey Ege'deki alanın Limni ile Semadirek arasındaki konumuna, Fethiye-Kaş parkının ise Meis çevresindeki deniz alanıyla ilişkisine dikkat çekti. Türkiye'nin hamlesi “Limni ve Kastellorizo ile Türk provokasyonu ” şeklinde yorumlanırken, Fethiye-Kaş bölgesindeki alanın Meis'in çevresinde konumlandığını yazdı. Türkiye'nin deniz parklarının uluslararası sulara ve ihtilaflı kabul edilen alanlara uzandığı iddiaları öne çıkarıldı.

