Kaydet
|

Sadece fon skandalından doğrudan mağdur olan 455 bin küsur vatandaş veya piyasalarda yatırımı bulunan beş buçuk milyondan fazla kişi değil, toplumun tamamı, bu hadisenin her yönüyle açığa çıkarılmasını bekliyor…

Devletin kararlı bir şekilde fon rezaletinin üzerine gittiğini hep beraber izliyoruz… Adalet Bakanı Akın Gürlek dün yaptığı açıklamada, konu ile ilgili beşinci dalga operasyon çerçevesinde, 34 yeni şüpheli hakkında gözaltı kararı alındığını duyurdu. Böylece hakkında işlem yapılan şüpheli sayısı 217’ye ulaşmış bulunuyor. Sizler bu satırları okurken, belki de şüpheli listesine yeni isimler de eklenmiş olabilir!.. Dün itibarıyla tutuklanmış bulunan şüpheli sayısı 56, hakkında adli kontrol kararı verilenlerin sayısı da 88 idi. Listenin daha da uzayacağı ve önemli görevlerde bulunmuş olan bazı isimlerin de şüpheli sıfatıyla ekleneceği anlaşılıyor. Şüphesiz mevcut hâlde herkes bir şey bekliyor. Sadece bu suistimalden bizzat zarar gören 455 bin küsur kişi veya sermaye piyasalarında yatırımı bulunup da bu olay sebebiyle dolaylı olarak mağdur olmuş insanlarımız değil, toplumun tamamı bu olayda ihmali, kusuru ve kastı bulunanların hukuk önünde hesap vermesini istiyor! Ve bunu olabildiğince gecikmeye mahal vermeden yapılmasını istiyor. Bu hadisenin zamanında farkına varılarak, böyle ürkütücü boyutlara ulaşmadan önlenmesi gerekiyordu. Ama maalesef tam tersi olmuş. Şimdi yapılacak iş, bu olayda ihmali, gafleti ve kastı bulunanların hesaba çekilmesi. Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere devlet ve hükûmet adamlarının tamamı bu konuda kesin ve net konuşuyor. Zira burada herhangi bir tereddüde meydan verecek şekilde meselenin tavsaması daha büyük sıkıntılara yol açacaktır. Bu nokta bilhassa önemli.

Cumhurbaşkanı Erdoğan daha Amerika seyahatini tamamlamadan bu meseleye el koydu. Türkiye’ye iner inmez hemen bir toplantı tertip etti... Daha sonra kabine toplantısında mesele ele alındı. Akabinde ekonomi kurmaylarıyla bir araya geldi. Toplantıya Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, SPK, BDDK, Borsa İstanbul, MKK ve Emlak Katılım yetkilileri katıldı. Bu toplantıda fon meselesi ve gerekli tasfiyelerin yakından takibi için Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında güçlü bir koordinasyon kurulu teşkil edildi… Vatandaşların daha fazla mağdur olmaması için gerekli her türlü tedbirin alınmakta olduğu bildirildi. Yapılacak işler belli. Öncelikle bu hadiseden en az zararla çıkmanın tedbirleri alınacaktır elbet. Ve Fon piyasasındaki hacmi 20 milyar dolar civarında hesaplanan bu hadisenin daha fazla kayba yol açmadan kontrol altına alınıp yönetilmesi… Ne yazık ki, bütün aksi yöndeki açıklamalara rağmen, piyasaların dalgalanmasının önüne tam olarak geçilemediği için, yatırımcı vatandaş her zamanki gibi panikle hareket ederek kayıplara uğradı… Bu durumla ilgili olarak telaffuz edilen rakamlar hiç de küçük değil. Doğruluğu yanlışlığı elbette irdelenebilir, ancak kayıp olan meblağ bir lira da olsa göz ardı edilemez. Çünkü burada en fazla mağdur olan kesim her zamanki gibi küçük yatırımcı…

Adalet Bakanı Gürlek, soruşturmaların kapsamının yalnızca mevcut fonlar ve şüphelilerle sınırlı olmadığını belirterek, spekülatif ve manipülatif işlemlere konu olduğu değerlendirilen 26 hisse senedindeki hareketlerin ayrıntılı biçimde incelenmekte olduğunu, kısa süre içinde olağandışı oranlarda kazanç sağlayan kişi ve hesapların işlem geçmişleri, para hareketleri ve bağlantılarının da araştırılmakta olduğunu kaydetti… Evet, 163 milyon lira yatırarak yalnızca dört ay içinde bunu iki milyar yüz yetmiş milyon lira olarak cebe indiren sözde yatırımcıların(!) cirit attığı bir piyasada her şey olabilir. Bu sebeple araştırma ve soruşturmaların da çok şedit şekilde yapılması kaçınılmazdır! Bu arada vurguncuların mal varlıklarına da dondurma ve el koyma tedbirleri uygulanıyor ki, meselenin en can alıcı tarafı belki de budur. Halen yurt içinde gizlenen kara servetin yurt dışına çıkarılmasına meydan verilmemesi elzemdir. Yurt dışına kaçırılmış olan miktarın da artık ne kadarı mümkünse yurda getirilmesi için bütün imkânlar devreye sokulmalıdır. Daha otuz yaşına bile gelmeden onlarca milyon dolarlık özel jet ve yatlarla gezip tozan yeni nesil "Sülün Osmanların" ibret-i âlem olacak şekilde hukuk önünde hesaba çekilmesi toplumun vicdanını bir nebze olsun rahatlatacaktır…

Diğer taraftan yolsuzluk, usulsüzlük ve neticede dolandırıcılık suçlarına karışmış olan kişilerin geçmişteki siyasi ve sosyal ilişkileri, aidiyetleri üzerinden siyaset yapmaya kalkışmak, temelinden yanlış bir yaklaşımdır. Hırsızlık, arsızlık, rüşvet, irtikâp, nitelikli dolandırıcılık, kısaca her türlü vurgunculuk hiçbir şekilde tolerans gösterilecek bir hâl değildir. Bu tür suçlara karışanların makam, mevki ve sivil-resmî statüsü ne olursa olsun, hiçbir ayırıma tabi tutulmadan ve hiçbir şekilde himaye gösterilmeden doğrudan hukukun eline teslim edilmesi esastır. Adalet tecelli etmedikçe içtimai huzur da tesis edilemez. Bazı belediyelerdeki yolsuzluklar karşısında bu ilkeli tavrı ortaya koyamayan eski CHP’li şimdiki Yeni Partili Özgür Özel ve diğer siyasetçilerin yanlışta ısrar etmesinin faydası yoktur… Faydalı olan; yanlış yapan kişilerin tasfiye edilmesi ve kanun önünde hesap vermesinin sağlanmasıdır. Muhalif kesimin farklı iddialarına karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devletin malına, milletin malına el uzatanlarla bizim işimiz olmaz, olamaz… Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza devam ederiz…” yaklaşımını net bir şekilde ortaya koyuyor. Yeni Parti için de böyle bir hareket tarzı herhâlde gereklidir!

İsmail Kapan'ın önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.