Kaydet
|

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın sekiz tane ilçenin belediye başkanıyla birlikte CHP’den istifa etmesi, siyasette parçalanma olgusunu bir kere daha öne çıkardı… Başka ayrışmalar da olursa?..

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi, yüzde 50+1 mecburiyetini getirdiği için, siyasette daha çok birleşme ve bütünleşme temayülünü güçlendirdi. 2023 genel seçimlerine siyaset diline "ittifaklar" kavramı hâkim oldu. AK Parti ile MHP’nin hayata geçirdiği Cumhur İttifakı'na karşı, muhalefet cenahı “Altılı Masa” veyahut daha çok dillendirilen ifadeyle, “Millet İttifakı” olarak rekabet etmeye çalıştı. Bunun pratik sonuçlarını da görmedi değil! Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olan Kemal Kılıçdaroğlu, 14 Mayıs 2023’teki birinci turda yüzde 44,88, 28 Mayıs’taki ikinci turda yüzde 47,82 oy alarak, ilk defa muhalefet kanadı bu seviyede bir başarı göstermiş oldu. Her ne kadar birinci tur ile ikinci tur arasında Altılı Masa oluşumu içinde farklı pazarlıklar yapılmış olması, daha sonra ciddi krizlere sebep olmuş ise de; neticede, böyle bir tablo resmiyet kazandı. Altılı Masa oluşumu daha sonra bazı kopmaların oluşmasına rağmen, mahallî seçimlerde de sandıkta kısmi iş birliğini devam ettirdi ve daha değişik biçimde iş birliği ile “Millet İttifakı” potansiyelinden faydalandı… Ancak devamında aynı ittifakı etkili biçimde devam ettirmeye muvaffak olamadı ve zamanla Altılı Masa oluşumu fonksiyonunu kaybetti. Şüphesiz ülkenin siyasi şartları ve partilerin ittifaklara yaklaşımları bu ve benzeri sonuçları her zaman doğurabilir…

Parlamenter sistemin yürürlükte olduğu dönemde, Türkiye’deki siyasi istikrarın zayıflığı her adımda menfi sonuçlarıyla ortaya çıkıyordu. Böyle zamanlarda genellikle Avrupa’daki koalisyon kültürü ve ittifak anlayışına atfen tavsiyeler gündeme taşınırdı. Tabii ki Türkiye kendine has siyasi ve sosyolojik yapısıyla, Avrupa örneğindeki siyasi esnekliği beklenen seviyede ortaya koymakta zorlanıyordu. Bunun neticesi olarak da birkaç ay içinde iktidardan düşen kısa ömürlü hükûmetler, ülkenin meselelerine çözüm için uzun soluklu bir fırsat yakalayamıyordu. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi bu istikrarsızlığı ortadan kaldırdı. Ancak yukarıda işaret ettiğimiz yüzde elli artı bir mecburiyeti bu defa farklı bir yönden siyasi etkilerini hissettirmeye başladı… Bu sebeple, neticeye gidebilmek için ittifak olgusu kaçınılmaz oluyor. Ama birden fazla partinin bir araya gelerek cumhurbaşkanlığı için aday çıkarması her zaman kolay olmuyor veya aday çıkarılsa da kazanması garanti olmuyor!.. Bu yüzden midir bilinmez ama, Türkiye’de seçim takvimi dışındaki zamanlarda da fazlasıyla cumhurbaşkanlığı adaylığı konuşuluyor… Hatırlayınız, Özgür Özel 2023 sonunda CHP Genel Başkanlığına gelip, 2024 mahallî seçimlerinde de partisi birinci sıraya yükselince, hemen dört yıl sonra yapılması gereken genel seçimleri gündeme taşıdı… İstanbul ve Ankara Belediye Başkanlarını birer ‘santrfor’ olarak niteledi ve teknik direktör olarak bunlardan birisine penaltı (gol) attıracağını dillendirdi. Şimdilerde Özel’in her iki santrforu penaltı atabilecek konumda değil. Ekrem İmamoğlu’nun adaylık için kişisel ehliyeti hukuki kayıt altında ve kendisi de siyasi yasakla karşı karşıya gelme tehdidi altında… Mansur Yavaş da son olarak CHP’den istifa edip bağımsız siyaset yapma kararını açıkladı. Özel, geçmişte Mansur Yavaş’ın cumhurbaşkanlığı adaylığına, CHP’nin genlerine uygun olamayacağı dürtüsüyle pek de sıcak bakmıyordu. Hâlihazırda bu durum devam ediyor mu yoksa “siyaset netice alma sanatıdır” sözü fehvasınca fikrini değiştirdi mi, bunu zaman gösterecek. Beri tarafta adaylığını daha sıkı desteklediği veya öyle göründüğü Ekrem İmamoğlu için de Özel’in düşünceleri sanki epeyce değişikliğe uğramış görünüyor!..

Özgür Özel’in CHP Genel Başkanlığına geliş serüveni çerçevesinde meydana gelen MUTLAK BUTLAN vakası, siyasette daha fazla dağılma ve polarizasyonu getirdi. Sebepleri ne kadar çeşitli ve etkili olursa olsun, nihayetinde Cumhuriyet Halk Partisi maalesef karpuz gibi ikiye bölündü! Daha da bölünür mü, bu tehlike yok değil. Hâlihazırda hem CHP’de hem de Yeni Parti’de durumundan memnun olmayan çok kişi var… Üçüncü bir yol arayanlar, yeni bölünme ve ayrışmalardan endişe duyanlar. Ekrem İmamoğlu, CHP bünyesinde iken kazandığı etkinliği, Yeni Parti çatısı altında tabiatıyla elde edemedi. Özgür Özel’in cumhurbaşkanlığı adaylığı gün geçtikçe güçleniyor. Mansur Yavaş’ın da ince bir siyasetle pişirmek istediği adaylık meselesi son istifasıyla birlikte büyük çıkmaza girdi. Yavaş’ın kişisel olarak genel siyasette ağırlığı ne kadardır? Kendisiyle birlikte CHP’den istifa eden sekiz ilçe belediye başkanlarıyla birlikte, birkaç irili ufaklı partinin ortak adaylığına mı oynayacak? “Bağımsız kalacağım” açıklaması sadece bir süreç midir? CHP veya Yeni Parti'den adaylığı iyice zora girdiğine göre, AK Parti saflarından üçüncü bir dönem Ankara Belediye Başkanı olmaya çalışır mı? Ankara kulislerinde bu ihtimal epeyce yüksek sesle konuşuluyor. MHP kökenli Yavaş, CHP veya Yeni Parti’den ziyade neden Cumhur İttifakı’nın adayı olmasın ki?! Şayet bu formül devreye girerse, 2027 sonu veya 2028 başında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminin muhtemel sonucu da şimdiden belirginleşmiş sayılır!..

Siyasetteki ayrışma ve bölünme, muhalefet cenahının elini zayıflatıyor. CHP henüz Yeni Parti doğumunu yapmamışken, ana muhalefet partisi olarak özgül ağırlığa sahipti… Dolayısıyla ittifak arayışı ve işleyişinde bu kimlik altında etkili olabiliyordu. Şimdi bu güç ortadan ikiye bölündüğüne göre başka dengeler devreye girecek ve doğrusu işler zorlaşacak… Hâlen Millet Meclisi'nde 16 parti (Yeniyol Partisi'nin bileşenleriyle 18) var.

İsmail Kapan'ın önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.