Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Yeni eğitim ve öğretim yılı başlarken…
0:00 0:00
1x
a- | +A

Yeni eğitim ve öğretim yılı başladı. Dün itibarıyla yaklaşık 17,6 milyon öğrenci dersbaşı yaptı. Bu sayıya 1,5 milyon okul öncesi eğitim çağındaki çocuklar dâhil. Öğretmen sayısı da 1,2 milyon…

Rakamlar aslında her şeyi ifade ediyor… Türkiye’nin eğitim-öğretim ordusu tek başına, Avrupa’nın toplam sekiz dokuz ülkesinden daha kalabalık!.. Bu büyük potansiyeli en iyi şekilde değerlendirmek ve daha da geliştirmek şüphesiz ülkemizin önündeki en önemli meselelerin başında geliyor. Şu bir hakikat ki, eğitim meselemiz oldum olası tartışılıyor. Bu tartışmaların ne kadar doğru biçimde yürütüldüğü ayrıca tartışma konusu... Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün yeni eğitim yılı töreninde konuşurken, hep karamsar düşünen bir kesimin saplantılı fikirlerine takılıp kalınmamasını ifade etti. Son 24 yıldır bu alanda en büyük sorumluluğu üstlenmiş bir kişi olarak Cumhurbaşkanı bugüne kadar eğitime verdikleri ehemmiyeti üstüne basa basa anlattı. 2002 yılında merkezî bütçeden eğitime ayırılan pay yüzde 7,6 ile dördüncü sırada idi. Bu tarihten günümüze kadar her sene bütçeden eğitime aslan payı ayrıldı. An itibarıyla yüzde 15,33’e yükselmiş durumda… Bizler kuşak olarak sınıf mevcudunun ülke ortalamasında 50-60 kişi civarında seyrettiği bir dönemin öğrencileriyiz… Bugün bu sayı 15- 25 arasında. 2002 yılında ülkedeki derslik sayısı 367 bin 145 idi. Bugün bu rakam 753 bin küsur mesabesinde… Okul binalarının hemen hemen tamamı kısmen onarılarak veya tamamen yenilenerek depreme dayanıklı hâle getirildiği gibi, okul içi eğitim malzemeleri de aynı şekilde modern ihtiyaçlara cevap verecek şekilde baştan sona yenilendi.. Hâl böyle olunca başarı oranı da yükseliyor.

Mesela yıllardır PSA yarışmalarındaki başarı oranı düşük kalan Türkiye, son on yılda kesintisiz olarak yükselen başarısıyla dikkat çekiyor. 2025 yılı raporlarına göre, Türkiye PSA yarışmasında, 91 ülke içinde puanlarını en çok yükselten OECD ülkesi oldu. Matematik, fen bilimleri ve okuma anlama becerisi alanında ortalama yüzde elli oranında bir başarı artışı söz konusu. Her şey PSA’da sağlanan başarıyla ölçülemez elbet. Ama dünya çapındaki bu başarıyı da görmezden gelmek mümkün mü? Bazıları sağlanan bu başarıyı da kıyısından köşesinden çekiştirerek küçümsemeye çalışıyor. Son çeyrek asırda ülkedeki eğitim altyapısı güçlendirilmeseydi, böyle bir netice elde edilebilir miydi? Buna insaflı bir cevap vermek yerine hâlâ daha karamsarlıkta berdevam olmak hangi zihin ve fikir sapmasının eseri acaba? Pek tabii her ülkede olduğu gibi bizim ülkemizde de eğitim sahasında daha yapılması gereken pek çok şey var. Ve devlet imkânları ölçüsünde bunları yerine getirmeye çalışıyor. Bu konuda millî eğitim camiası kadar öğrenci velilerinin de vazifesi önemli. Sayın Cumhurbaşkanının dile getirdiği üzere, ana ve babalar, çocuğunun sınav başarısı kadar onun ahlaklı ve topluma faydalı olmasına da önem verecek… “Hiç şüphesiz eğitim sisteminden ve öğrencilerden beklenen sadece bilgiyi ezberlemek değil…” O bilgiyi kullanabilmek ve onunla üretim yapmak çok çok önemli!.. Bu manada öğrenci velilerinin de öğretmenlerle birlikte teşvik edici rol oynaması bir o kadar önemli. Tek taraflı değil, her yönüyle çocuklarımızı hayata hazırlamak temel hedef olduğuna göre, bu istikamette örnek davranış ve şuur içinde olmak gerekiyor. Evet, Cumhurbaşkanının da önemle belirttiği şu hususun bir kere daha altını çizelim: “Çocuklarımızı asla sokakların insafına terk etmedik. Gençlerimizin kendilerine ve ülkelerine güvenmelerini istiyorum…” Sokak derken, öteden beri gazete sayfaları ve televizyon ekranlarına yansıyan kötü örneklerin, hiçbir zaman toplumun geneli için ölçü olamayacağına dikkat etmek gerekiyor. Geçmişte yaşanan nahoş ve elem verici olayların tecrübesiyle, bu sene birçok alanda yeni yeni tedbirlerin alındığını görmek memnuniyet verici.

Okullarımızdaki güvenlik meselesi, öğretmen-öğrenci ve öğretmen-veli ilişkilerinin daha sağlıklı şekilde tanzim edilmesi için tatbikata sokulan yeni tedbirler mutlak manada önem arz ediyor. Zira bazı velilerin davranış biçimi bizzat eğitim-öğretim sistemine zarar veriyor!.. Bunun önüne geçilmesi elzemdir. Öğretmenin sınıftaki mehabet ve otoritesini sarsacak hâl ve hareketler kabul edilemez. Bu konuda maalesef hâlihazırda çok ciddi sıkıntılar var. Öğrenci kadar velinin de okul idaresi ve öğretmenlerle uyumlu olması kaçınılmazdır. Eğitim ve öğretim denilince akla sadece üniformalı veya serbest kıyafetli öğrenciler değil, bugünün rakamlarına göre öğretmenlerle birlikte 19 milyona tırmanan devasa bir kitlenin bütün hayatını kuşatan bir mesele anlaşılır. Servis araçlarının ücretinden ziyade servis hizmetlerini yürüten personelin disiplin, dikkat ve şefkati önemlidir. Ne yazık ki, yıllar yılı çok konuşulan ve çok tartışılan bu meselede hâlâ daha ciddi zaaflar söz konusu. Ve bu mesele öğrencilerin can güvenliğiyle doğrudan alakalı. Her sene yaşanan elim kazaların artık tekrar etmemesi için azami dikkat ve gayret, herkesin boynunun borcudur…

Okulların etrafında çocukları zehirlemek için örgütlenen suç şebekelerine karşı yürütülen operasyonlar, kesinlikle çok gerekli ve elzem olan tedbirlerdir. Bu konuda ne kadar hassasiyet gösterilirse o derece yerindedir. Bu sebeple son zamanlarda yaygın olarak icra edilen “Evim Güvende” ve “Sokaklar Güvende” kod adıyla duyurulan operasyonlar ve benzeri tâkibat hem göz bebeğimiz öğrencilerin hem de toplumun bütününün can ve mal emniyeti için olmazsa olmazdır… Ve elbette, gençlerimizi zehirlemeye çalışan suç örgütlerine karşı gereken ilave hukuki tedbirlerin hayata geçirilmesi de hayati bir meseledir. Zira her şey, istikbalimiz olan gençler için!..

İsmail Kapan'ın önceki yazıları...

Soru 0 / 6
Türkiye Gazetesi dijital abonelik ve arşiv kampanyamızı ilk nereden duydunuz?

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.