Dünyanın dört bir tarafında, haydut devlet İsrail’e karşı öfke dalgaları kabarıyor. Bunun son örneği, ampüte İsrail askerini reklam yüzü olarak seçen ayakkabı firmasına gösterilen müthiş tepki…
Gazze’de İsrail’in barbarca bombardımanı sebebiyle kol ve bacaklarını kaybeden çocuk sayısı, uluslararası raporlara göre on binin çok üzerinde… Dünyada nüfus oranına göre en fazla ampute çocuğun yaşadığı yer Gazze!.. Bu vahşetin faili haydut devlet İsrail… Sadece Gazze değil elbet, seksen küsur seneden beri; Filistin topraklarının her tarafında vahşet, katliam ve soykırımın bütün çeşitleriyle insanlığa karşı suç işlemekten geri durmayan haydut devlet, hiçbir insani değeri ve uluslararası hukuk kuralını dinlemiyor. On yıllardır bu vahşeti fütursuzca devam ettiren İsrail, Siyonizm’e sınırsız destek veren küresel güçlerin himayesinde istediği gibi davranmaktan kaçınmıyor. Ekim 2023’ten beri sadece Gazze’de katlettiği insan sayısı 75 bini aştı. Hâlâ daha enkazın altında yatan binlerce ceset var. Yani ölüm istatistikleri bile doğru dürüst tutulamıyor. Daha geçen gün sadece bir bölgede yüz ceset çıkarıldı… Çünkü İsrail bırakınız enkaz kaldırmayı, cenazelerin kaldırılmasına bile fırsat vermiyor… İşte bu barbarlığa karşı şimdiye kadar beklenen siyasi ve hukuki tepki maalesef ortaya çıkmadı. Hâl böyle olunca Siyonist vahşet de katbekat artış göstermeye devam etti. Ancak sivil vicdan dünyanın her tarafında ayağa kalktı ve İsrail barbarlığını bütün gücüyle telin etti. Meydanlar, milyonların zulüm ve soykırıma karşı haykırışlarıyla inledi. Bu arada Güney Afrika Cumhuriyeti çok haysiyetli bir çıkış yaparak, Uluslararası Adalet Divanı’nda (UAD) İsrail aleyhine soykırım suçu davası açtı. UAD soykırım suçunun sabit olduğunu karar altına aldı. Bu dava hâlen devam ediyor. Ayrıca Uluslararası Ceza Mahkemesi de insan kasabı Netanyahu ve katil çetesi hakkında tutuklama kararı verdi. Fakat ne yazık ki, her iki kararın da bihakkın yerine getirilmesi için milletlerarası bir irade ortaya konulamadı. Güney Afrika Cumhuriyeti’nin açtığı davaya bazı devletler destek verdiler ancak sonuç değişmedi…
Bütün bunların bir sonucu olarak İsrail iyice gemi azıya aldı… Gazze’yi tamamen tahrip eden haydut devlet, bununla kalmadı Batı Şeria’da da aynı zulmü sahnelemekten çekinmedi. Şimdilerde olan kısaca şudur: İstilacı Siyonistler (Bunlara yerleşimci diyorlar) durduk yerde gelip her gün birkaç Filistinlinin evine, barkına kısacası bütün varlığına çöküp gasbediyor. Zavallı Filistinlileri yerinden yurdundan sürgün ediyor. Bunu yaparken de istilacılar haydut devletin sözde emniyet güçlerinden bilfiil himaye görüyor, destek alıyor… Haydut devletin ırkçılıktan gözü dönmüş sözde bakanları da bu insanlık dışı tasallutu alenen ve hayâsızca savunmaktan çekinmiyor. Anlayacağınız, Batı Şeria’da katlanarak devam eden zulüm ve baskı Gazze’den aşağı kalmıyor. İşte bütün bu yüzkarası olaylar sebebiyle dünya halkları giderek daha fazla öfkeyle sokaklara ve meydanlara çıkıp Siyonist devlete tepki gösteriyor. Son olarak meşhur bir ayakkabı markası, İsrail’de bacağını kaybetmişler için, tek ayakkabı kampanyasında ampute bir İsrail askerini (Shalev Biton) reklam yüzü olarak kullanınca, tek kelimeyle dünya ayağa kalktı. Filistin’de binlerce ampute çocuk, çileli hayata tutunmaya çalışırken, onları bu hâle getiren haydut devletin eski askerini reklam yüzü yapmak vicdanları kanatmıştı. Tepkiler de buna göre yükseldi. Boykot çağrıları çok şiddetli şekilde büyüyerek yayıldı. Ve bahse konu ayakkabı firması sonunda özür açıklaması yapmak mecburiyetinde kaldı.
Evet, üç yıldır hız kesmeyen vahşete karşı, zamanında gösterilmesi gereken tepkiler çok gecikmiş de olsa yavaş yavaş uç vermeye başladı. İngiltere Başbakanı Andy Burnham; “Gazze’deki durum için çok geç kaldık. Yeterince tepki gösteremedik. Gazze ve Batı Şeria’da yaşananlar karşısında artık durup beklemeyeceğim…” açıklamasını yapma ihtiyacı duydu. İngiltere, Siyonist İsrail’e karşı önemli sayılacak bir adım attı. Batı Şeria’daki yerleşim yerlerinden (İstila edilmiş bölgelerden) gelen mallara yaptırım uygulanması kararını aldı. İngiltere’nin bu kararına Fransa, Danimarka, İspanya, Finlandiya, İrlanda, İzlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İsveç ve Kanada da destek verdi… Bu karar hâliyle haydut devleti fena hâlde kızdırdı. Ve misilleme olarak, İngiltere’nin Kudüs’teki başkonsolosluğunu kapatma kararı aldığını ilan etti. İngiliz Başkonsolosluğu Filistinliler, Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Gazze ile ilgili diplomatik çalışmalar yürütüyordu… Bakalım bundan sonra İngiltere ile İsrail arasındaki gerilim nasıl seyredecek? Amerika Birleşik Devletleri İngiltere’nin yaptırım kararına sessiz kalmayı tercih etti. Daha önce ABD Başkan Yardımcısı J. D. Vance İsrail’in bu şekildeki çatışmacı politikalarla güvenliğini tesis edemeyeceğini açıklamıştı… “Dokuz milyonluk İsrail’in bütün bölgeye hükmedemeyeceğini” dillendirmişti. Trump’ın da Netanyahu’ya “Herkesle kavga etme!..” diyerek çıkıştığı biliniyor. Bu ifadeler tabiatıyla ABD’nin de İsrail’in saldırganlığından duyduğu rahatsızlığın bir biçimde dışa yansıması.
Bilindiği üzere, Dışişleri Bakanlığımız bir açıklama yaparak İngiltere ve onunla birlikte 11 ülkenin haydut devlete karşı attığı adımlardan memnuniyet duyduğunu belirtti. Ne hazindir ki, Avrupa cenahından uzun zaman boyunca “İsrail’in kendini savunma hakkı vardır…” teranesi yükselmişti. Nihayet Siyonist barbarlığın boyutlarını biraz olsun görmeye başlayan Avrupa ülkeleri, hiç olmazsa bundan sonra, insanlık adına haysiyetli bir duruş gösterebilirse, Siyonist İsrail de barbarlığının bir bedelinin olduğunu anlayacaktır. Haydut devlete etkili biçimde dur demek bir insanlık görevidir. Bakalım bu görev gecikmeli de olsa yerine getirilebilecek mi?..

