Kaydet
|

Siyonist İsrail’de bugün seçimler yapılıyor… Seçimlerden nasıl bir sonuç çıkacağı konusunda, bütün dikkatlerin toplandığı nokta şu: İnsan kasabı, soykırım suçlusu Netanyahu kazanacak mı yoksa hapsi boylayacak mı?

Evet, dünya katil Netanyahu’dan kurtulacak mı acaba? İnsan kasabı sandığa gömüldüğü takdirde kesin olarak hapsi boylayacağını bildiği için her türlü atraksiyona girişmekten kaçınmıyor!.. Son olarak Tel Aviv üzerinde, yapay zekâ ürünü bir nükleer patlama görüntüsünü paylaştı… Bu durum on sekiz sene boyunca, her türlü hile ve desiseye başvurarak başbakanlık koltuğunu korumayı başaran Netanyahu’nun eline fırsat geçirebildiği takdirde, aslında neler yapacağının bir yansımasıdır. Netanyahu’ya iktidar koltuğu sağlayan ortaklarından biri olan ulusal güvenlik bakanı İtamar Ben-Gvir; açık açık Gazze’ye atom bombası atalım diyen insan kılıklı bir yaratık! Ondan farksız durumda bir diğer sapık da Bezalel Smotrich… Al birini vur ötekine! Esas tehlike ve tehdit şu ki, İsrail halkının yüzde yetmişi, haydut devletin Gazze ve Batı Şeria’da yaptığını desteklemesidir. İsrail’de genel olarak üç farklı kökenden Yahudi yaşıyor. Ülkede en güçlü pozisyonda olan ve hemen her dönem iktidar gücünü büyük ölçüde elinde tutan Avrupa kökenli Eşkinazlardır. İspanya ve Portekiz'den sürgün edilenler Sefarad olarak tanımlanıyor. Bir de Orta Doğu ve Afrika Kökenli olanlar var. Mizrahiler. Menşei ne olursa olsun, bütün grupların içinde fanatik Yahudiler giderek çoğalıyor. Ve meselenin kritik noktası, radikallerin nüfus artış oranının çok yüksek olması. Yani özetle ifade etmek gerekirse, İsrail toplum olarak günden güne daha yüksek oranda radikalleşiyor. O sebepledir ki, kim gelirse gelsin, bu radikalleşmeye mâni olabilecek güce sahip değil… Vaka bugüne kadar ülkeyi yönetme fırsatını yakalayanların içinde, Filistin halkına karşı insani ölçülerle yaklaşan bir kişi görülemedi… 1974-1977 yılları arasında başbakanlık yapan İzak Rabin döneminde, bütün dünyanın gözü önünde Filistinli göstericilerin dirseklerini taşla kırmak gibi bir barbarlık yaşandı. Daha sonra 1992-95 yıllarında tekrar başbakan olan aynı Rabin, Filistinlilerle karşılıklı olarak birbirini tanıma ve barış sürecini devam ettirme hususunda anlaşmaya imza attı diye, Yigal Amir isimli bir fanatik Yahudi tarafından öldürüldü. İsrail toplumunun ne hâle geldiğinin fotoğrafıdır bu...

Filistinlilere zulüm konusunda Netanyahu ile yarışacak sicile sahip Ariel Şaron, tankın üzerine çıkıp Filistinlilere ateş ettiğinde kendisini çok mutlu hissettiğini söylerdi. 1953’te Batı Şeria’daki Kibya köyüne baskın yapan askerî birliğin başında olan Şaron, 69 savunmasız Filistinliyi katletmişti. Daha sonra savunma bakanı olan Şaron, 1982’de Lübnan’daki Sabra ve Şatila kamplarında yaşanan katliamın baş sorumlusu olarak suçlandı. Binlerce Filistinlinin katili, 1983’te bakanlıktan istifa etmek zorunda kaldı. Aynı Şaron, 2001-2006 yılları arasındaki başbakanlık döneminde de vahşet ve barbarlıkta sınır tanımadı. 2006’da beyin kanaması geçiren katil, bitkisel hayata düştü, 2014’te nihayet ölebildi… Bilindiği üzere İsrail Siyonist devleti, terör örgütlerinin temelleri üzerine kurulmuştur. İrgun, Haganah, Stern gibi terör örgütlerinde faaliyet gösterip sivrilen Menahem Begin, İzak Şamir ve Ariel Şaron gibi teröristler, daha sonra kurulan hükûmetlerde bakan ve başbakan olarak görev aldılar… Netanyahu da bu terörsitlerin ikinci kuşağına mensuptur. Birileri İsrail’i Orta Doğu’daki yegâne demokrasi diye pazarlamaya çalışır, ama gerçekte işler tam tersinedir. İsrail’de askeriyenin onaylamadığı hiçbir iç ve dış politika icra edilemez. Dikkat ederseniz bakan ve başbakan olan isimlerin çoğunluğu hep askerlerdir. Ehud Barak gibi, Naftali Bennett, Benny Gantz gibi… Bu seçimde de Bibi Netanyahu’nun en büyük rakibi 2015-2019 yıllarında genelkurmay başkanı olan Gadi Eisenkot değil mi? Bu kişi, Filistinlileri suçsuz yere katleden askerlerin yargılanmasına karşı çıkan adam. Yani İsrail’de kim iktidara gelirse gelsin, Siyonist rejimin topyekûn Filistin halkını imha etme veya sürgüne gönderme niyet ve hedefinden başka bir politikası yoktur. İşte Netanyahu’nun en fanatik ortağı maliye bakanı Smotrich ne diyor?: "Gazze’yi tamamen insansız bir coğrafya hâline getirelim!.."

İsrail’in Orta Doğu’ya taşıdığı fitne fesadın çapı çok büyük. Lakin İsrail’in bütün bu melaneti yürütmek için ise çapı küçük kalır… İsrail bugüne kadar ABD’nin siyasi ve askerî gücünü arkasına alarak, tabir yerinde ise âdeta Washington Yönetimini burnundan yakalayıp arkasından sürükleyerek, bölgede rakipsiz şekilde at oynattı. Ancak bu gidişatın aynen devamı mümkün değil. Zira Amerikan halkı, ülkelerinin bu derece Siyonist emellere alet edilmesine artık isyan ediyor. ABD vatandaşı kendisinin ödediği vergilerle İsrail’in soykırım ve katliam yapmasından fena hâlde rahatız. Ve bu rahatsızlık giderek antisemitik bir hâl almaya başladı. Yahudi Lobisi de bu gelişmelerden endişeli. Seksen sene boyunca Yahudiler hesabına sömürülen antisemitizm, şimdilerde bizzat Siyonist politikalarla bu defa çok farklı boyutlardan bizzat körükleniyor. Son güne kadar seçimleri ertelemek dâhil, ABD’yi de işin içine sokarak yeni bir İran saldırısını sahnelemek maksadıyla her yola başvurdu. Ama bunu yapamadı. İyi ki yapamadı… Şayet İsrail halkı, Netanyahu’nun kendi şahsi menfaatleri için ülkenin geleceğini tehlikeye attığı konusunda durumu idrak edip doğru yaklaşım içine girerse, yarından itibaren farklı bir gelişme beklenebilir. 120 sandalyeli Knesset’te hâlihazırda hiçbir parti tek başına 61 sandalye kazanacak durumda görünmüyor. Fakat başbakanlık tercihi konusunda Netanyahu Eisenkot’un hayli gerisinde görünüyor.

Vicdanlar Filistin Halkına karşı işlenen katliam ve soykırım suçunun cezasız kalmasına tahammül edemez durumda. Bunun bir neticesi olmalı… Katiller hak ettiği cezaya çarptırılmalı!

İsmail Kapan'ın önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.