Kaydet
|

İşte siyonizm budur, siyonistler tam olarak budur!.. Seçimleri kim kazanırsa kazansın, değişen bir şey olmayacağının net fotoğrafıdır! İsrail halkının yüzde yetmişi Gazze’deki soykırımı destekliyor… İşte ispatı!..

Soykırım suçlusu haydut Netanyahu, önceki gün taraftarlarını sandık başına götürebilmek için bütün İsraillileri terörize etti… Sandıktan bir gün önce, Tel Aviv semalarında yapay zekâ ürünü bir nükleer patlama görüntüsünü dolaşıma soktu. Seçim günü de “Bu bir acil durum çağrısıdır” diyerek, herkesi evlerinden çıkıp doğruca seçim sandığına gitmeye zorladı. Bunu yaparken özellikle İsrail vatandaşı Arapları hedef aldı. Arapların arabalarla sandık başına seçmen taşıdığını iddia etti. Bununla da kalmadı, rüşvet olarak dağıtmak için ellerinde çuval dolusu para ile yakalanan kalabalık bir grup Arap’tan bahsetti. Kasap Bibi, her cümlesinin içinden ille de Arap seçmeni ve onların sözde faaliyetlerini geçirdi. Bu şekilde Yahudilerden başkasını aralarında barındırmak istemeyen ırkçı ve fanatik Yahudileri provoke etmeye çalıştı. Doğrusu bunda bir hayli de başarılı oldu. İsrail’de son elli yıldaki en yüksek katılımlı (Yüzde yetmiş dört küsur…) seçim yaşandı. Şüphesiz yalnızca Netanyahu ve Likud Partisi değil, diğer partiler de bu derece yüksek oranda sandığa gitme olgusunda rol oynadı. Yurt dışında yaşayan önemli sayıda İsrailli, seçim günü gidip oylarını kullandı… Bütün bunlar Siyonist ülkedeki seçimlerin öncekilerden farklı olduğunu elbette açıkça ortaya koyuyor. Ancak bu son seçimler asıl başka sebeplerden ötürü de farklı. Bunun temel sebebi hiç şüphesiz Gazze’deki soykırım ve katliamdır. Filistin halkını topyekûn sürgüne gönderme hedef ve maksadıdır… Bu kadar açık!..
ABD Başkanı Donald Trump, bugüne kadar hiçbir Amerikan başkanının yapmadığını yaparak İsrail halkını Netanyahu’ya oy vermeye çağırdı. Bunu yaparken de utanç verici bir izah getirdi. İnsan kasabı Netanyahu’yu büyük bir savaşçı olarak tanımladı. Böylelikle Gazze’de ve bütün Filistin topraklarında masum insanların kanının oluk oluk dökülmesine arka çıktı. Ve bununla da utanmadan övünüyor… Ne zaman İsrail ile ilişkilerde farklı bir tutum takınmaya çalışsa, hemen malum Epstein dosyalarıyla yüzleştirilen Trump, derhal istenen çizgiye geliveriyor… Nobel Barış ödülünü alamadığı için her vesileyle üzüntüsünü dile getiren Trump, savaş çıkarmakta Netanyahu’yu hiç aratmadığı hâlde, sıkılmadan barışçı olduğunu söylemeye devam ediyor. İsrail tek başına yapamayacağı çılgınlıkları, ABD’nin askerî ve ekonomik desteğiyle hayata geçiriyor!.. Velakin beri tarafta, Amerikan halkının tepkileri de yükselmeye devam ediyor. Bu arada ABD’deki Yahudi Lobisinin önde gelenleri, yaklaşan tehlikenin farkında olarak uyarıda bulunuyorlar. Bunlar Netanyahu’yu değil ama onun suç ortakları olan aşırı ırkçı İtamar Ben-Gvir ile Bezalel Somotrich’in saf dışı bırakılarak bozulan Yahudi imajını yeniden düzeltmeye çalışılmasını tavsiye ediyor. Aslında bugün için fazla yüksek sesle dillendirilemeyen durum, kasap Bibi ile ilgili. Hâlen hakkında hırsızlık ve yolsuzluk davalarının devam ettiği ve başbakanlığı kaybettiği takdirde ertesi gün hapsi boylayacağı söylenen Netanyahu, iktidarda kalabilmek uğruna Filistin’de, Lübnan’da, Suriye’de ve İran coğrafyasında her türlü çılgınlığı sahneleyerek bugüne kadar geldi. Acaba bundan sonra ne olacak?
İsrail’de seçimler net bir sonuç getirmedi… Ne iktidardaki Likud ve ortakları ne de yeni ana muhalefet lideri durumundaki Gadi Eisenkot’un başında olduğu blok, gerekli çoğunluk olan 61 sandalyeyi kazanamadı. Seçim sonuçları henüz kesinleşmedi. Fakat bu saatten sonra çok derin bir farklı sonuç da beklenmiyor. Netanyahu 54, Eisenkot 49 sandalyeye hükmediyor. Her ikisinin de koalisyon için ortak bulmaları şart… Bu durumda 18-19 bandında seyreden Arap partilerinin sandalyeleri kilit rol oynayacak. Hemen belirtelim ki, Netanyahu Arap partileriyle ortaklık kurmak istemiyor. Buna karşılık Likud ve Yashar partilerinin bir araya gelip büyük koalisyon kurmalarını istiyor. Fakat muhalefet kanadının bunu kabul etmesi en azından bugün için mümkün görünmüyor. Bu durumda Eisenkot’un Arap partilerinin desteğiyle yeni hükûmeti kurması teorik olarak imkân dâhilinde… Arap partilerinin ne derece bir siyasi birlik kurabileceği ve pazarlık gücünü hangi seviyede ortaya koyabileceği net değil. Öncelikle kendi aralarında sağlam temellere dayanan bir siyasi birlik tesisi etmeleri gerekiyor… Bu noktada Yahudi Lobisi ve ABD’nin tutumu ne olur? Arap partilerinin kilit rol oynadığı bir hükûmetin İsrail’i yönetmesini siyonistler hangi ölçüde hazmedebilir?
Böyle bir hükûmetin işbaşına geldiğini düşünelim… İsrail-Filistin ilişkilerinde ne derece bir değişiklik (olumlu anlamda) vukua gelebilir? En azgın dönemlerini yaşayan siyonizm, Filistin’de normalleşme yoluna gidebilir mi? Böyle bir hükûmetin ömrü uzun olabilir mi? Zira Netanyahu dört yıl boyunca sadece savaş ve şiddeti körükleyerek, ilk defa bir koalisyonun dönem sonuna kadar ayakta kalmasını sağlayabildi. Aralıklarla toplam 18 yıl başbakanlık yapan kasap Bibi gibi bir profesyonel karşısında acemi siyasetçi pozisyonunda olan Eisenkot ne kadar sağlam durabilir?..

Bir diğer mesele de içeride yani İsrail’in kendi problemi olarak yaşanan derin ayrışma ve zaman zaman baş gösteren çatışmalar bundan böyle hangi yönde seyreder? İsrail toplumunda güvenlik endişelerinin büyümesiyle birlikte, ekonomik zorluklar da toplumsal huzuru tehdit ediyor. Silahsız, savunmasız Gazze halkına karşı zorbalık yapmak İsrail için bugün kolay gelebilir. Ama bunu nereye kadar sürdürebilecektir? İsrail toplumunda, ciddi oranda dış göç yaşandığını da hatırda tutmak lazım. Yani İsrail giderek yönetilemez hâle geliyor… Filistinli çocukları öldürmekten yorgun düşmüş askerler çareyi intiharda arıyor. Gerisini düşünün!..

İsmail Kapan'ın önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.