Geçen hafta sosyal medyada bir yazı paylaştım. Metnin içinde “adam gibi kitap okusak keşke” gibi bir cümle geçiyordu. Geçmez olaydı. Birkaç dakika içinde ortalık karıştı. Önce ne olduğunu anlayamadım. Sonra baktım, “adam gibi” ifadesinden dolayı herkes ifademi alıyor.
“Birisi cinsiyetçi bir şey yazsa da canına okusak” diye bekleyenler yoruma üşüştü. Ve kitap okumakla ilgili bir paylaşım, kısa sürede toplumsal cinsiyet tartışmasına dönüştü. Durduk yere başıma iş aldım yani.
Bayağı bir canım sıkıldı. Ne yapsam diye düşünürken arama motoruna “Adam” yazdım. Önce Adam Smith’in ekonomi felsefesine dair bir şeyler okudum. Tam “Ulusların Zenginliği” kitabını sipariş verecekken vazgeçip Sibel Alaş’ın “Adam” şarkısına geçtim. “Yanıma korlar mı adam seni, koparıp acıtmazlar mı beni?” sözlerine gelince de asıl mevzuyu dönüp TDK’ya girdim.
Baktım, TDK’da “adam” kelimesinin birinci anlamı için “insan” yazıyor. Altta da bir örnek vermişler: Adam gibi adam, örnek insan demekmiş.
TDK’nın desteğini alınca biraz rahatladım ama yorumlar akmaya devam ediyordu. Ben de iyice rahatlamak için oturup bu yazıyı yazdım.
***
Dildeki cinsiyet hassasiyetini küçümsemiyorum. Hemen hemen bütün dillerin de erkek egemen bir geçmişi olduğunu da biliyorum. Ama yüzyılların dil alışkanlığını ve deyim kemikleşmesini de yok sayamıyoruz maalesef. Yani istesek yok sayarız ama bu sefer başka problemler çıkıyor.
Şimdi düşünün. İş arkadaşlarınızla bir yere oturup yiyip içtiniz. Garson hesabı getirdi. Masadan birisi hesaba bakıp, "Arkadaşlar, adam başı 900 lira düşüyor" dediğinde, gruptaki kadınlar "Pardon, ben kadınım. Benim başıma bir şey düşmüyor!" diyor mu?
Ne yapacağız? "Adam ve kadın başı 500 lira" mı diyelim? “İnsan başı” diye garip bir buluş mu yapalım? Ya da "Kelle başı" deyip sakatattan mı yürüyelim?
Bir kadın patronuna kızıp "Beni şirkette kimse adam yerine koymuyor!" diye tam dert yanacakken, birden vazgeçip "Beni kimse kadın yerine koymuyor!" derse olayın seyri bambaşka bir boyuta kaymaz mı?
"Şu işi adamakıllı yap" cümlesini bir kadına söylerken "Kadınakıllı yap" desek, yeni bir polemik başlatmış olmaz mıyız?
Eski yıkık dökük bir mahalle için "Burası kentsel dönüşümle adam oldu" derken mahallenin bıyık bıraktığını mı iddia ediyoruz?
Adamına göre muamelenin kadınına göresi var mı?
Barış Manço’nun “Adam olacak çocuk” programına sadece erkek çocukları mı katılıyordu?
Hem fıkralar genelde “adamın biri” diye başlar. Bütün fıkralarda rezil olan biziz. Ama bir günden bir güne fıkraya “Kadının biri” diye başlamadık. “Adam sandık eşeği, altına serdik döşeği” atasözünü protesto etmek için yollara dökülmedik.
Velhasıl, dilin içinde bu kadar çok “adam” dolaşırken, her birine nüfus müdürlüğünden cinsiyet belgesi çıkarmaya kalkarsak işimiz zor!..

