Aşağıdaki e-mail mesajını Sema hanım ve Cevat bey göndermişler ve cevap bekleyen bir kaç soru yöneltmişler.
"Sigorta şirketleri iyi performans sergileselerdi, devlet teşvik etseydi, sigorta temsilcileri iyi eğitilselerdi, halk bu sigorta tekliflerini kabul etseydi "Ne olurdu?" diye bugün Gözetme Köşesi''nde soruyorsunuz. Bizce fazla bir şey değişmezdi. Neden? Biz sigorta sisteminin çok önemli olduğunun farkına yıllar önce vardık ve önemli ölçüde prim ödemekteyiz. 9 yıldan beri hayat sigortası primlerimizi ..... Sigortaya gününde yatırıyoruz. Evimiz her zaman sigortalıdır ve arabamızın kaskosunu hiçbir zaman ihmal etmiyoruz. Daha önceleri .... Sigorta olmak üzere, son iki seneden beri de sağlık sigortamızı .... Hayat Şirketine yaptırdık ve primimizi ödedik. Bu şirketten alacağımız var fakat sorumlu bulamıyoruz. ... Petrol''ün genel müdürlük binasına gittik, fakat koruma görevlileri bizi içeri almadı. Telefon numarası verdiler, arıyoruz ancak herhangi bir sorumluya ulaşamadık. Ne oldu? Ne zaman paramızı geri alacağız? Haklarımız başka bir şirkete mi devrolacak? Doğum paketi ödemiştik bu hakka sahip olabilmek için 2 yıl daha tekrar prim mi ödeyeceğiz? Primlerimizi tahsil edip şu anda bize cevap vermeyen, paramızı geri ödemeyenlerin yaptıkları yanlarına kâr mı kalacak? Sigorta yaptırın diyorsunuz kime nasıl güveneceğiz? Borcumuz var ama ödeyemiyoruz ne zaman da ödeyebileceğimizi bilmiyoruz demek bu kadar kolay mı? Sizce yabancı ortaklı sigorta şirketleri daha mı güvenli? Mahkemelerde vakit kaybetmek yerine başvuru için bir hakemlik müessesesi var mı? Sigorta şirketlerini denetleyen ve tüketicinin hakkını koruyan herhangi bir kurum var mı?
Elbette bu soruların muhatabı siz değilsiniz ancak sizi bir uzman olarak gördüğümüz için bir yol göstermenizi bekliyoruz.
Bu sorular ve sorunların yalnızca bize ait olmadığını düşünüyoruz. Hizmet ağı bu kadar dar iken, böyle problemler ile karşılaşan sigorta şirketlerinin sigortacılık genişlediğinde nasıl bir darboğaza girebileceğini tahmin etmek o kadar da zor değil. Lütfen bir dahaki yazınızda "Ne olacak?" diye sorunuz ki halk bütün gerçekleri öğrensin ve devlet önlem alsın. Sigortazedelerin çoğalmaması için herkesin elinden geleni yapması dileğiyle,
Saygılarımı sunar, teşekkür ederiz.
Sema-Cevat"
Sevgili Sema ve Cevat, son zamanlarda sigorta sektörü adına çok fazla özür diliyor gibi görünüyor olabilirim. İsmini vermiş olduğunuz üç sigorta şirketinin adını yayınlamadık. Bunun sebebi, bu şirketleri korumaya çalışmaktan ziyade meydana gelen olayın ayrıntıları hakkında yeterli bilgiye sahip olmamamızdır.
Problemler her zaman sigorta şirketi tarafındaki ihmalden kaynaklanmamaktadır. Problem çoğu kez yanlış bilgilendirme veya yanlış anlamalardan kaynaklanmaktadır. Bu durum bizi sorunun gerçek merkezine getiriyor; bu tip problemlerden kaçınmak için kim sorumlu olmalı? Yani kim haklı doğru olarak eğitmeli ve bilgilendirmeli?
Türkiye''de 20 bin deneyimli, profesyonel sigorta danışmanı olmalı, oysa şu anda bir kaç yüz tane bile yok. Üniversite mezunları kendileri için iyice düşünse sigortacılığın gıpta edilecek, profesyonel bir kariyer olduğunu göreceklerdir... Belki o zaman eğitilmiş olan halk hangi sigortayı, ne kadarlık bir tutarla alacağına dair en doğru ve uygun kararı verebilir. Bir problem olduğunda ise, sorumluluk müşteriye bu ürünü tavsiye eden sigorta şirketi namına sigorta danışmanındadır.
Bütün bu durumlar, sigorta danışmanı ile danışmanın temsil ettiği sigorta şirketinin karşı duyulan itimat ve güven ile ilgilidir.

