Kaydet
a- | +A

Evliyanın büyüklerinden "Ali Bekkâ" hazretleri devrinde bir genç İslâmiyeti öğrenmek istiyordu. Bir gece;

- "Yâ Rabbî! Ben dinimi öğrenmek istiyorum. Bana yardım et!" diye dua edip yattı. Rüyasında "nur yüzlü bir ihtiyar" göründü ona. Mübarek zat şefkatle bakıp sordu: - Sen dinini mi öğrenmek istiyorsun evladım? - Evet efendim.

- Çok iyi! Ben falan adreste oturuyorum. Bana gel, sohbet edelim. Dinini de öğrenirsin burada.

Sonra kayboldu gözden. Genç uyanıp, sabahleyin koştu o adrese. Evi bulup çaldı kapıyı.

"Hoşgeldin evladım" İçerden, rüyada gördüğü o "nur yüzlü ihtiyar" çıktı ve;

- Hoş geldin evladım! buyurdu. Gel, otur, sohbet edelim. Burada dinini de öğrenirsin!

Genç öptü elini ve en sevdiği talebesi oldu o velînin.

*** Bu zat bir gün "Ehli sünnet" üzere iman etmenin ehemmiyetini anlatıyordu ki, sordu cemaate: - Bir kimse ne kadar iyi yüzücü olursa olsun, okyanusu yüzerek geçebilir mi? - Geçemez, dediler.

- Kayıkla geçebilir mi? - Kayıkla da geçemez. - Peki, geçmeye çalışırsa ne olur? - Okyanusun ortasında köpek balıklarına yem olur.

- Öyleyse bunun yolu bir gemiye binmektir, öyle değil mi? - Evet hocam.

Ahiret yolculuğu için Buyurdu ki: - İşte "Ahiret yolculuğu" için de bir gemi lazım. Bu gemi, "Ehli sünnet gemisi"dir ki, bindörtyüz yıldan beri yolcularını selametle sahile çıkardı. O sahil, "Cennet"tir.

*** Bir gün de; - Tasavvuf nedir? diye sordular bu zata. Buyurdu ki: - Tasavvuf, dünyanın fani olduğunu anlamaktır.

- Nasıl yani? - Dünyanın fani olduğunu anlayan kimse, ona sarılmaz. Ahirette hesaba çekileceğini bilir, ona göre yaşar bu dünyada. En azından günah işlemez.

E-mail: auyan@tg.com.tr Tel: (0 212) 454 38 10 Fax: (0 212) 454 38 29