Kaydet
a- | +A

Müşriklerin Safa tepesinde yaptıkları o çirkin muamele ile Resulullahın mübarek kalbi mahzun olmuş ve Hak teala dört melek göndermişti kendisine.

Önce birincisi tanıttı kendini: - Ben, denizlere müvekkelim yâ Resulallah. Emret, seni üzen bu kavmi suya garkedeyim. Cevap tek cümleydi: - Lâ havle velâ kuvvete illâ billah!

Yani kuvvet ve kudret sahibi, yalnız Allahü teâlâdır.

İkinci melek tanıttı kendini: - Ben rüzgara müvekkelim. İzin ver, Mekke''yi, içindekilerle birlikte havaya kaldırıp yere çarpayım. - Lâ havle velâ kuvvete illâ billah!

"Cümlesi helak olsun!"

Üçüncüsü arzetti: - Ben güneşe müvekkelim. İstersen güneşi tepelerine yaklaştırayım. Cümlesi kavrulup helak olsun.

- Lâ havle velâ kuvvete illa billah! Sonuncusu tanıttı kendini: - Ben dağlara müvekkelim. Arzu edersen Ebu Kubeys dağını kaldırıp Mekke''nin üzerine bırakayım. Ne şehir kalsın, ne içindekiler. - Lâ havle velâ kuvvete illâ billah! Efendimiz hiçbirinin teklifini kabul etmemişti. Sordu onlara: - Ey melekler! Sizden bir şey istesem yapar mısınız? - Elbette, emredin.

"Siz ''âmin'' deyin!"

Efendimiz; - Pekâlâ, ben bir dua edeyim, siz ''Âmin'' deyin! buyurup şöyle dua etti: - Yâ Rabbî! Bilmiyorlar. Bilseler böyle yapmazlar. Onlara hidayet ver! Melekler;

"Âmin! Âmin!" deyip sordular: - Yâ Resulallah! Önceki peygamberler güç durumda kalınca kâfirlere beddua ederler, biz de gidip o kavimleri helak ederdik. Ama sen bunlara dua ediyorsun. Buyurdular ki: - Hak teâlâ beni âlemlere rahmet olarak gönderdi. Ben azap sebebi değil, saadet vesilesiyim.

E-mail: auyan@tg.com.tr Tel: (0 212) 454 38 10 Fax: (0 212) 454 38 29