Kaydet
a- | +A

Hazret-i Ömer "radıyallahü anh" halife iken kurt koyunu yemezdi. Ama o dünyadan göçünce iş değişti. Kurtlar koyunlara saldırır oldular. Nitekim şöyle anlatılır: Bir çoban, iki arkadaşıyla sürüsünün önünde oturuyordu ki, aniden bir kurt gelip, saldırdı koyunlara.

Bu, hiç vaki olmayan bir şeydi. O, bunu görünce, - Vâah Ömer! diye feryât etti.

Sonra da başladı ağlamaya.

Arkadaşları merak ettiler. - Ne oldu? Niye ağlıyorsun? Gözlerinin yaşını silip cevapladı. - Hz. Ömer vefat etti.

Bunu da nerden çıkardın? Öbürleri şaşırdılar. - Yok canım, bunu da nerden çıkardın? - Görmediniz mi?

- Neyi? - Kurt nasıl saldırdı koyunlara.

- Evet gördük.

- O sağ olsaydı saldırabilir miydi?

Arkadaşları birbirlerine baktılar ve. - Evet, haklısın galiba dediler. O devam etti: - Değil saldırmak, bakmaya bile cesaret edemezdi. Senelerdir çobanlık yapıyorum. Böyle bir hadiseye şahit olmadım.

Öbürleri tasdik ettiler. - Evet, doğru diyorsun. Biz de hiç duymadık.

Ve haber geldi... Çok geçmeden hazret-i Ömer''in vefat haberi ulaştı o köye.

Aynı gün vefat etmişti. Hatta aynı saatte. *** Hazret-i Ömer vefat ettiği gün zifiri bir karanlık kaplamıştı dünyayı. Çocuklar korku ile annelerine koşarlardı. Bir çocuk da koştu annesine. - Anneciğim! - Ne var yavrum. - Hava karardı. Kıyamet mi kopacak? - Hayır yavrum. Kıyamete daha var. - Peki gökyüzü niye siyah oldu böyle? Kadıncağız titrek sesle cevapladı: - Halife Ömer vefat etti. - Onun için mi gökyüzü karardı? - Evet yavrum.