Kaydet
a- | +A

Karaman''da medfun Şeyh Alâeddîn Rûşenî hazretleri, bir sohbetinde;

- Bütün insanlar mesut olmak ister, buyurdu. Fakat mesut olan pek azdır.

Sordular: - Neden acaba efendim?

- Çünkü saadetin ne olduğu bilinmiyor. Saadet, yalnız dünyâ saadetinden ibâret değildir. Aksine, asıl saadet "Âhiret saadeti"dir ve asıl mârifet de onu elde etmektir. Sordular yine: - O nasıl elde edilir efendim?

AKLI OLAN İNANIR - Allahü teâlânın emirlerine itâat etmekle, yâni İslâmiyete uymakla kazanılır. Cenâb-ı Hak, âhiretin "sonsuz" olduğunu bize bildiriyor. Dünyâ hayatı ise, sayılı günlerden ibârettir. Sözlerine devamla; - Aklımız ve iz''ânımız, "Âhiret hayatı"nın, "dünyâ hayatı" ile mukâyese edilemeyecek kadar önemli olduğunu bize gösteriyor, buyurdu. Ama insanlar, dünyâ için daha çok gayret gösteriyorlar maalesef. Derin bir nefes aldı: - Ama bunun âkıbetinin ne kadar "acı" ve "korkunç" olduğunu acabâ biliyor ve inanıyorlar mı? İnanmıyorlarsa, kurtuluş ümîdi yok demektir. Şöyle bitirdi: - Yâni böylelerinin âkıbeti, sonsuz olarak "Cehennem"de yanmaktır. Cenâb-ı Hak, hepimize akıl ve insaf versin.

ALLAH KULUNU SEVERSE... Bir gün de bazı sevdikleri; - Efendim, Allahü teâlânın bir kulunu sevdiğinin alâmeti var mıdır? diye sordular. Cevaben; - Elbette, buyurdu.

- O alâmet nedir efendim? - İnsan Allahü teâlâyı ve Onun dostlarını seviyor, ama kendi nefsini sevmiyor, ondan tiksiniyorsa, bu hâl, Allahü teâlânın onu sevdiğinin işaretidir. Sordular yine: - Allah dostları kimlerdir hocam? - Ehl-i sünnet âlimleridir.

E-mail: abdullatif.uyan@tg.com.tr Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com