Kaydet
a- | +A

Beka bin Batu, Irak''ta yetişen evliyadan.

Bir gün sevdikleriyle sohbet ediyordu. Buyurdu ki: - Dünya ahmaklarla dolu. - Neden öyle söylersiniz? - Çünkü işlerini insanlara göre ayarlıyorlar. İnsanlarla arayı düzeltmeye çalışıyorlar. Halbuki sen önce Allah ile aranı düzelt. Onunla dost ol.

Ve devam etti. - Sen, mahkemeye hesap vermeye gidiyorsun. Hakkında bir ferman çıkacak. İdam mı? Müebbet mi? Ateş mi? Belli değil. Sen hâlâ yoldaki bakkalla, kasapla uğraşıyorsun.

*** Bir gün de sordu cemaate: - Size, iyiliklerden en güzel iki tanesini söyliyeyim mi? - Buyurun hocam.

Birincisi doğru iman - Birincisi, Allahü tealaya dosdoğru bir iman. - Öbürü? - İnsanlara iyilik etmek.

- Kimlere iyilik edelim hocam? - Önce anneye, babaya ve hocaya. - Sonra? - Aile efradına, akrabaya, arkadaşlara. - Daha sonra? - Yakından uzağa doğru herkese.

*** Bir gence de buyurdu ki: - Arkadaşında fani olamazsan, Allahü tealada fani olamazsın.

Arkadaşta fani olmak - Bu ne demek hocam? - Yani arkadaşının menfaatini kendi menfaatinin üzerinde tutacaksın. Onu, kendine tercih edeceksin. Böyle yaparsan, arkadaşında fani olmuş olursun.

*** Bir gün sordu birine: - Cennette bir köşke sahip olmak ister misin? - Çok isterim hocam. - Öyleyse haklı olduğun halde haksızlığı kabul et. - Nasıl yani? - Haklı sen iken, "Sen haklısın" de karşı tarafa.

- Böyle diyene köşk mü verilecek? - Evet. Bunu Peygamberimiz haber veriyor ve "Kefili de benim" buyuruyor.

- Bu, bir defaya mı mahsus hocam? - Hayır, her "Sen haklısın" deyişte ayrı bir köşk verilecektir.