Manisa velilerinden "Derviş Ali Efendi" gizli Hak âşıklarındandır. Bir gün sordu talebelerine: - Beni seviyor musunuz çocuklar?
Bir ağızdan cevap verdiler: - Elbette, hem de çok seviyoruz.
Sordu yine: - Peki, bu sevgi kimdendir? Benden mi, sizden mi? Talebeler önce durakladı. Sonra cevapladılar: - Bizdendir hocam.
Bunun üzerine; - Peki öyleyse, madem sevgi sizdendir, sevin beni bakalım! buyurdu.
"Hata ettik, özür dileriz"
O anda hepsinin kalbinde bir soğukluk başladı. Ve o sevgi silindi tamamen. İzi bile kalmadı. O zaman hatalarını anlayıp yalvardılar: - Aman efendim! Hata ettik, özür dileriz. Sevgi bizden değil, sizdendir. Siz istemezseniz biz sizi sevemeyiz. Böyle söyler söylemez, kavuştular eski hallerine.
Kalpleri yine "o sevgi"yle doldu taştı. *** Bir gün de ona sordular: - Evliyadan feyz gelip gelmediği nasıl anlaşılır hocam? Buyurdu ki: - Eğer ibadetler tatlı, günahlar çirkin geliyorsa, feyz geliyor demektir. - Tersi olursa hocam? - O zaman feyz gelmiyordur.
Ve ekledi: - Evliyadan feyz alabilmek için onları sevmeli ve nasihatlerine göre yaşamalıdır.
Büyükleri sevmek...
Sordular: - Feyzin gelmesine mani olan şeyler var mı hocam? - Var elbette. - Nedir onlar? - Biri, evliyayı sevmemek. - Başka? - Günah işlemek.
- Peki çaresi? - O büyükleri sevmek ve istiğfar etmektir. Onlar sevilir ve tövbe edilirse, feyz kapısı açılır.

