Bursa''da doğup Mekke-i mükerremede vefat eden "Muhammed bin Durmuş" hazretleri çok fakir bir zat idi. Öyle ki, ölüm döşeğinde iken bir gömleği vardı sırtında. O sırada bir fakir gelip yalvardı: - Allah için bir gömlek!
Sırtındaki gömleği çıkarıp verdi ona. Az sonra da vefat etti.
Yani gömleksiz geldi dünyaya. Gömleksiz de gitti.
*** Bir gün sordular bu zata: - Hocam, sıkıntılardan kurtulamıyoruz. Sebebi nedir acaba?
İslama uyulmazsa... Buyurdu ki: - Her türlü sıkıntının sebebi, Allahü tealanın emirlerine uymamaktır.
- Öyle mi hocam? - Evet. Cenab-ı Hak, "Bana itaat etmezseniz, size darlık veririm. Bereketi alır, rızkınızı daraltırım" buyuruyor. Sordular: - Rızıktan maksat nedir hocam? Buyurdu ki: - Yemek içmek bir rızıktır mesela. İşte görüyorsunuz, herkes geçim sıkıntısında.
- Başka hocam? - Sıhhat bir rızıktır. İşte herkes hasta, şifahaneler adam almıyor.
- Çok doğru hocam. - Emniyet de bir rızıktır. Can ve mal güvenliği kalmadı.
- Çare belli öyleyse hocam. - Elbette. Çare, Allaha dönmek. Onun emirlerine göre yaşamak. Çünkü doğru bir tanedir.
İstikamet üzere ol! - O doğru nedir hocam? - Onu da Rabbimiz bildirmiş. Efendimize hitaben, "Ey habibim, emrolunduğun istikamet üzere ol!" buyuruyor ki, bu ayet-i kerime gelince, mübarek sakalına ak düştü Efendimizin.
- Neden? diye sordular. Buyurdu ki: - İstikamet üzere olmak çok zordur da ondan. Ve ekledi: - Biz de hedefe varmak için emrolunduğumuz istikamet üzere olmak zorundayız.
- Hedef nedir hocam? - Tek hedefimiz, Allahü tealanın rızasını kazanmaktır.
E-mail: auyan@tg.com.tr Tel: (0 212) 454 38 10 Fax: (0 212) 454 38 29

