Kaydet
a- | +A

Bugün, Manisa''yı nurlandıran bir Allah dostundan bahsetmek istiyoruz. "Aynî Ali Efendi"den...

Bu zat, kalp gözü açık bir velî olup, kimin ne düşündüğünü anlardı. Şöyle ki; Bir gün sevdikleriyle oturuyordu. O esnada birisi, "Acaba Allah adamlarını üzenler, niçin helak oluyorlar?" diye düşünmüştü kendi kendine. O böyle düşünürken, Aynî Ali Efendi cemaate dönüp; - Kardeşlerim, bazı kimseler "Allah dostlarına dil uzatanlar niçin helak oluyor?" diye merak ederler, buyurdu.

"Ben de merak ediyorum"

Cemaatten biri. - Hocam, bunu ben de merak ediyorum, deyince, bu defa ona döndü. - Sen de mi merak ediyorsun? - Evet hocam. Sebebini açıklarsanız sevinirim. Buyurdu ki: - Bunun sebebi gayet açıktır.

- Nasıl? - Şöyle ki, Allah adamları, evliyalar, kınından çıkmış keskin kılıç gibidirler. Ona çarpan helak olur. Adam pek anlamamıştı. - Biraz daha açar mısınız hocam. - Bak kardeşim, iki tarafı da keskin olan bir kılıç düşün. - Evet hocam. - Onu, kabzasından bir duvara sıkıca yerleştirmişler farzet.

- Evet,

Kabahat kimdedir?

- Bir kimse gelip, boynunu bu kılıca vursa ve boynu kopsa, kabahat kimdedir?

- Tabii ki ona çarpandadır.

- İşte evliyaya dil uzatanlar da aynen buna benzer.

Ve ilave etti: - Allah adamları kimsenin zararını istemezler. Hatta affederler kendilerine eziyet edenleri bile. Amaa...

- Aması ne hocam? - Ama Allah affetemez. Bu dostlarını üzenlerin cezasını er geç verir.