Kıymetli okuyucularımız, geçen hafta deprem neticesinde hukuki ve cezai anlamda yapılabilecek şikayetleri ve açılabilecek davaları özet olarak vermeye çalıştık. Bu davaların kimler aleyhine açılabileceğini ise bu hafta özetlemeye çalışacağız.
1-Müteahhitler Müteahhitler dillere pelesenk oldu. Herkes, müteahhitler aleyhine dava açılmalıdır diyor. Biz ise bunu biraz farklı yorumlamak istiyoruz. Her müteahhit aleyhine değil, tedbirsizlik, dikkatsizlik, acemilik, kurallara ve talimatlara uymayarak, zararın artmasına veya meydana gelmesine neden olan ve depremin mücbir sebeplik ilkesinden istifade edemeyecek olan müteahhitler aleyhine sadece bu davaların açılabileceğini düşünmekteyiz. Bu ayırım iyi yapılmalı ve dürüst, güvenilir ve standartlara uygun iş yapan müteahhitlerin de çalışma aşkının kırılmamasına özen gösterilmelidir düşüncesindeyiz.
2-Malikler Müteahhitler ile sözleşme akdederek bina inşa ettiren veya bizzat kendisi bina yapan müteahhitlerin de hukuken sorumlu olduklarını düşünmekteyiz. Burada, müteahhitler ile malik arasındaki ve özellikle kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde, hukuki sorumluluğun müteahhide ait olacağı şeklinde bir düzenlemenin olması halinde, maliklerin bu sorumluluktan cezai anlamda kurtulabileceğini de vurgulamak istiyoruz.
3-Mes''ul inşaat mühendisleri Özellikle inşaatların yapılmasında mes''ul inşaat mühendisi olarak gösterilen kişilerin de sorumluluğunun olduğunu ve bunlar aleyhine de dava açılabileceğini düşünmekteyiz.
4-Belediye Başkanı, encümenler ve fenni sorumlular Özellikle kaçak yapılaşmalarda veya yanlış proje tasdiklerinde veya ruhsat verilme olaylarında, kusurlu davranan belediye başkanı, encümen üyeleri ve fen işleri müdürlüğü görevlilerinin de sorumlu olduğunu düşünmekteyiz. Belediye hudutları dışındaki işlerde bu sorumluluk muhtarlara, İl Özel İdaresi, İl İmar Müdürlüğü ve onları temsilen valilere kadar uzanabileceğini düşünmekteyiz.
5-İşçi Bizzat inşaat işinde çalışan işçi, usta veya taşeron olarak iş yapanların, müteahhidin talimatına rağmen aykırı davranış içinde bulunmuş olduklarının tespiti halinde, emirlere ve kanunlara aykırı davranış içinde yer aldıklarından sorumlu olduklarını düşünmekteyiz. Kıymetli okuyucularımız, bu taleplerde aşırıya kaçınılmamasını ve depremin büyük bir afet olduğunu ve salt bu nedenin en azından bir indirim sebebi sayılacağının da bilinmesi gerektiğini önemle vurgulamak isterim. Yoksa, bunlar aleyhine açılan davayı mutlaka ve hem de tam olarak kazanırım şeklinde bir düşünceye kapılmamalı, kısmen kazanma yolunda ümitvar olunmasını öneririm.

