Kaydet
a- | +A

Anamur''dan A.Ç. rumuzlu okuyucumuzun sorusu şöyle:

"Ben 1995 yılına kadar alkolik birisiydim. Böyle bir anımda, 1.850 m2''lik yerin yarı hisse sahibiydim. Alkollü bir anımda, kardeşim, benim için sağlık raporu alıp, tapuda bu yerin satışı için imza attırmış ve yerin yengem adına geçmesini temin etmiş. Bunu yaparken de bana, kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıyoruz, apartman yaptıracağız diyerek imza almışlar. Bu durumu bilahare fark ettim. Dava açtım ama kaybettim. Ne yapmam gerekir?"

Cevap: Gayrimenkul satımı bir akittir. Akitte iradelerin uyuşması esastır. Bu irade uyuşmasını engelleyen sebepler var ise, o zaman bu akitte de sakatlık vardır. Mesela, hukuka, ahlaka ve genel sağlığa aykırı sözleşme yapılamaz. Bu genel hüküm dışında resmi şekle aykırı olarak da akit kurulamaz. Olayımızda bu şartlara aykırılık görünmemektedir. İradeyi sakatlayan sebepler de akdin feshinin temel sebeplerindendir. Hata, hile, gabin, tehdit ve muvazaa bunlardandır. Mektubunuzda anlattığınıza göre hile ile karşı karşıya bırakılmışsınız. Bu hileyi ispat etmeniz gerekir. Bunun için, hile sebebiyle akdin feshi, tapunun iptali ve adınıza tescilini talep etmeniz gerekir.

BASRA HARAP OLMADAN... Bunun için, vakit geçmeden, hak düşürücü süre içinde bu davayı açmanız gerekirdi. Önceki açtığınız davanın sebebi nedir? Çünkü, aleyhte bulunan bu karar ile yeni davada kaziye-i muhkem itirazı ile de karşılaşmamak gerekir. Onun için sebep farklılığı ve süre riayeti esastır.

Kişinin imkanları dar olabilir. Fakat sorması fazla olanlar, bu darlığı genişletmektedirler. Bunun için, sormanın da iş işten geçmeden önce yapılması gerekir.

ZARAR ZARAR İLE GİDERİLMEZ Kimisi, "Madem süreleri kaybettim, bana da böyle bir oyun oynandı, o zaman ben başka yollara müracaat edeyim" diyebilir. Fakat bu hareket, yanlış olur. Çünkü, zarar zarar ile giderilmez. Kötü misal emsal olmaz. Başkalarının birisine yanlış yapması, sizin de muhatabınıza yanlış yapmanızı gerektirmez.

Yanlışa doğru ile cevap vermek asıldır. Bu güzel düşünceyi hukuk da tasvip eder, destekler.

DAHA SABAHA ÇOK VAR Kimileri gece karanlığında uyumayı sever. Ara sıra saatine bakar. Daha sabaha çok varmış rehaveti içinde uyumaya devam eder. Hele bir de hava yağmurlu ise, hele bir de o saat duvarda asılı ise, daha sabaha çok var anlayışı devam eder. Kişi, ne kadar uyuduğunu ve uykuya doyduğunu bilmediği sürece, duvardaki saatin durmuş olduğunu ve dışarıda havanın yağmurlu olmasından dolayı kapalı bulunduğunu tahayyül bile etmez. O yerinden kalkmamanın verdiği rahatlık içinde daha sabaha çok varmış diyerek, gündüzün fırsatlarını kaçırır.

İçki de, insanlarda daha sabaha çok var anlayışını yerleştirir ve çok ''Basra''ların harap olmasına neden olur. Arkasından, yapılan uğraşlar, bu zararı gidermeyebilir. Bunun için, hukukta alkollü araç kullanmak yasaktır. Alkollü iken irade örtüleceğinden akit de yapılamaz. Ama, alkol sarhoşluğu insana bazen istemediği şeyleri de yaptırtabiliyor ve kaçırdığı fırsatlardan uyandığında hakikaten gece olabiliyor. Ama, aslolan yataktan kalkabilmek. Çünkü, o gecenin de bir sabahı vardır.