Kaydet
a- | +A

Rum imparatorunun bir kızı vardı. Bir gece dışarı çıkınca ibret nazarıyla gökyüzüne baktı ve kendinden geçti!..

İbrâhîm Havvâs hazretleri Bağdatlıdır ve Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin talebelerindendir. "Havvâs" hurma yaprağından zembil (sepet) ören kimse demektir. Geçimini, sepet satarak sağladığı için bu isimle anılmıştır. Aza kanaat ederdi. Bu yüzden ona "Tevekkül edenlerin reisi" derlerdi. Konuşmaları hep hikmet doluydu. Seferleri meşhurdur. Defalarca Mekke’ye gitti. Sefere çıkacağı zaman ve başka zamanlarında, iğne, iplik, makas ve su kabını yanından eksik etmezdi.

Yüksek makam ve kerametler sahibi olan İbrâhîm Havvâs hazretleri, 903 (H.291) yılında İran'ın Rey şehrinde vefat etti...

İbrâhîm Havvâs hazretleri buyurdu ki:

“Asıl helak olan kimse, âhir ömründe yolunu sapıtan ve tam menzile yaklaştığı sırada, hak yoldan kayan kimsedir.”

“Bir Müslüman, Allahü teâlânın emir ve yasaklarına ne kadar dikkat edip tatbik ediyorsa, Allahü teâlâ da onu o miktarda aziz eder. Diğer Müslümanların kalbine de onun sevgisini verir.”

***

Bu mübarek zat, bizzat yaşadığı bir hadiseyi şöyle anlatır:
Bir sene hacca gitmeye niyetlendim ve yola çıktım. Maksadım Kâbe-i şerif olduğu hâlde, gayri ihtiyâri ters yöne gidiyordum. Allahü teâlânın iradesi beni batıya doğru çekiyordu... Sonunda Kostantiniyye'ye (İstanbul'a) gitmeye karar verdim. Şehre girdim. Yüksek bir köşk gördüm. Kapı önünde bir kısım insanlar toplanmışlardı. Yaklaştım ve "Buraya niçin toplandınız?" diye sordum. "Rum Kayseri’nin (imparatorunun) kızı delirdi. Hekimler çare bulmak için toplandı" dediler.
"Bunda bir hikmet olsa gerek" dedim ve içeri girdim. Orada Kayser’in kızını parlak ay gibi gördüm. Bana bakıp dedi ki:
- Hoş geldin, ey İbrahim Havvâs!
- Beni nereden tanıyorsunuz?
- Canımı, Cânâna teslim etmek istedim ve Hak teâlâdan sevdiği bir kulunu yanımda bulundurmasını niyaz ettim. Rüyamda buyuruldu ki: “Yarın İbrahim Havvâs sana gelecek!
- Hastalığınız nedir?
- Bir gece dışarı çıkıp ibret nazarıyla gökyüzüne baktım. Kendimden geçtim. “Allahü ehad ver-resulü Ahmed” [Allah birdir ve Peygamberi Ahmed'dir (Muhammed)] sözleri dilime, manası kalbime geldi. Bunları dilimden düşürmez oldum. Bu sebepten bana deli dediler.
- Bizim diyarlara gelmek ister misin?
- Sizin diyarlarda ne var?
- Mekke, Medine ve Beytül-mukaddes...
- Sağ tarafına bak!
Baktım ki; Mekke, Medine ve Beytül-mukaddes karşımda duruyordu. Az sonra;

- Vakit yaklaştı. İstek ve arzu haddi aştı, dedi ve Kelime-i şehadet getirerek son nefesini verdi...

Definden sonra nedimesine "Prenses’in en çok sevdiğiniz hasleti neydi?" diye sorduğumda "Çok cömertti... Eline ne geçerse çevresindekilere dağıtırdı" dedi...

Ahmet Demirbaş'ın önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.