Deprem ki üzerinde konuşulması, tartışılması gereken bir konu. Günümüzün korkunç hastalığı olan AIDS''i bile unutturdu. İçimizi, yüreğimizi yaktı, kavurdu. Nerede, ne zaman, ne şekilde geleceği belli olmayan korkunç bir afet... Belki en mutlu günümüzde, mesela bir doğum günü, bir evlilik yıldönümü, sevdiklerimizle hasret giderirken ya da tam ölümün eşiğindeyken... Kimin aklına gelirdi ki, arasıra içimizde yaşadığımız kaosun görsel anlamda gerçekleşeceği, bir anda her şeyin alt üst olacağı, sevdiklerinin hep birden seni terk edeceği, her şeyin bir anda elinden uçup gideceği... Bu bir trafik kazası değil, denizde boğulmak değil, bir kör kurşun ya da dermansız hastalık değil. Anlaşılması mümkün olmayan dehşetengiz bir olay. Doğaya yıllarca zarar verdik. Denizi kirlettik ses çıkarmadı, ormanları yaktık öfkesini dumanla kustu; çevremizi kirlettik bana mısın demedi. Bir şekilde alttan alan hep o oldu. Bu defa öyle olmadı. Acı darbesini indirdi. Biz neyiz ki... Bizi öyle zorladın ki... en yakınlarımızdan, sevdiklerimizden ayırdın. Ama takatimiz kalmadı... Ümran Aslan-BURSA
İnternet cafelere dikkat! İnternet cafeler son zamanlarda çok yayıldı. Nerede ise her tarafta açılıyor. Çocuklarımızın bilgisayar, internetle tanışmalarını, içli dışlı olmasını, aşina olmasını elbette isteriz. Ama bunlar bana bir zamanların atari salonlarını hatırlattı. Birkaç yıl önce de atari salonu furyası vardı. Kötü niyyetlilerin gençleri bu salonlarda avladıkları yazıldı, çizildi. Pıpıl pırıl, gencecik, saf çocuklar onlar için en iyi av değil mi? Masum sebeplerle yaklaşıp kötü emellerine alet etmenin en kolay yolu bu olsa gerek. Bizim ciğerparemize, gözleri menfaat hırsıyla kan bürümüş bu insan kılıklı canavarların acımasını bekleyemeyiz. Yavrumuzu bunların insafına terkedemeyiz... Sigara, içki, uyuşturucu... Düşündükçe dehşete kapılıyorum... 13 yaşındaki oğlum arkadaşlarının telkiniyle, ısrarla buralara gitmek ister, ben de bu endişelerle gitmesini istemiyorum. Onun ısrarları karşısında çok üzülüyor, sinirlerim bozuluyor. Yetkililer bu gibi yerleri sürekli kontrol altında tutup bizleri rahatlatsalar çok iyi olur. Bilgisayar alma imkanı olmayanların çocukları da tehlikelerden bir nebzecik korunur... Şerife Uzman-İSTANBUL

