Eğitim konusu deşildikçe ne denli bir yara olduğu ortaya çıkıyor. Gittikçe kanayan bir yara. Telefondaki ses de bu yaradan bahsediyordu. İki çocuğu vardı F. hanımın. Büyük ümitlerle büyütmüştü. Elinden geldiğince eğitimlerine özen göstermişti. Lisedeki eğitimle yetinmeyip, oğlu ile kızını dersaneye de göndermişti. Aile bütçesini zorlayarak bir milyardan fazla para harcamıştı. Ama olsun, evlatlarının istikbali için her türlü sıkıntıya göğüs gererdi F. hanım, öyle de yaptı, binlerce anne, baba gibi...
Peki ya sonrası... Yüzbinlerce genç gibi bunlar da ÖSS barikatına takılmışlar. 120''nin üzerinde puan almışlar ama bu, üniversiteye girmelerine yetmemiş, 22 yaşındaki oğlunu kahve köşesinden kurtaramamış... Halbuki askerliğini de erteletmiş, üniversiteye girme hayaline göre tanzim edilmiş ailenin hayatı. İş isteklerine de askerlik engeli çıkınca F. hanım çaresizce haykırıyor: "Hesabını kim verecek?" F. hanım çocuklarının, yıkılan hayallerinin hesabını kimden soracak, hâlâ cevabını bekliyor. Ben bulamadım, cevap veremedim, acısını dindiremedim... "Üniversite lafı bile bende nefret uyandırıyor" diyor F. hanım ve ekliyor "çocuklarım kendilerini işe yaramaz hissetmiş, kahve köşelerinden kurtaramam, bana bir akıl, hesap soracak bir isim, yakasına yapışacağım bir yetkili ismi verin"... Biliyorsanız lütfen siz verin... Yüzbinlerce genç, harcanan onca para, onca vakit ve hayal kırıklığı... Eğitim sistemimize neşter atma zamanı gelmedi mi?
Depremzede öğretmenler buruk Deprem bölgesinde 1-13 Eylül''de açılması gereken okullar 11 Ekim''e ertelendi. Bu arada biz öğretmenler görevimizin başında idik. Bakanlığımızın bize gönderilen genelgesinde özlük haklarımız saklı kalmak şartıyla görev yerimizde bulunmamız bildirildi. Bizler deprem stresine rağmen görev yerimizi bırakıp gitmedik. Yeni eğitim öğretim yılına öğrencilerimizi daha iyi nasıl hazırlarız diye çözüm arayışları içerisindeydik. Buna rağmen 13 Eylül-11 Ekim arası ders ücretlerimiz ödenmedi. Branş öğretmenleri için "Rehberlik ücreti" adı altında iki saat ders ücreti ödenmektedir. Bu uygulamada 25 saat derse giren öğretmen 2 saat rehberlik ücreti alırken, 30 saat derse giren bir öğretmen adeta cezalandırılırcasına 2 saatlik rehberlik dersi ücreti alamamaktadır.
İsmi saklı bir öğretmen-SAKARYA
13 aydır trafik işim hallolmadı 1998 yılının Ekim ayından beri Bursa Trafik Şube Müdürlüğü''nden İstanbul Trafik Şube Müdürlüğü''ne arabamın işlemleri için faks çekildi. 13 aydır bekliyoruz. Cevap yok. Bu yüzden devamlı ceza alıp duruyoruz. Benim işlemlerimde bir eksik yok. Noter satışından itibaren bir ay içinde üzerimize almamız gerektiğini biliyorum. Trafik Şubesi''ne zamanında müracaatımızı yaptık. O zamandan beri bekliyoruz. 13 ayda insan bir cevap vermez mi? Vatandaş olarak sorumluluğu kimde bulacağız? Plaka numaram:
34 NF 941 Murat Sevinç-BURSA
Sağlık Meslek Lisesi mezunları zor durumda Bizler, Sağlık Meslek Lisesi mezunları olarak hükümetlerin sağlık personeli kadrosu vermemesi ve atama yapmaması nedeniyle oldukça zor durumdayız.
1995 yılından bu yana dört yıllık sağlık meslek liselerinden mezun olan ve atama bekleyen yaklaşık 9 bin kişi, hep kandırılmaktadır. Çünkü değişen her sağlık bakanı, söz vermesine rağmen sözünü tutmamaktadır. Sağlık meslek lisesi mezunlarına kadro açılması ve atama yapılmasına ilişkin gönderilen teklifler, tozlu raflarda kaybolduğundan olsa gerek bir türlü gerçekleşmemektedir. Ben de 1997 yılı Sağlık Meslek Lisesi mezunu olarak mağdurlar arasında yer alıyorum. İki yıldır atamamın yapılmasını bekliyorum. Bizler dört yıllık sağlık eğitimi aldık. Ülkenin sağlık yönünden ekipman ve personel açığı ortada iken, bizler neden değerlendirilmiyoruz? Yetkililerden ve özellikle Sağlık Bakanı''ndan bir an önce konuya çözüm getirmesini ve 9 bin kişinin mağduriyetini gidermesini bekliyoruz.
Serkan Şengel-İZMİR

