Kaydet
a- | +A

Siyaset bizim çok anladığımız bir şey değil. Biz hep netlik talep ediyoruz ama işler böyle yürümüyor. Mesela istiyoruz ki, cumhurbaşkanımız desin ki;

2014'te cumhurbaşkanlığına ikinci defa aday olacağım.

Veya:

Burada sıkıldım, aktif siyasete dönmek isterim. Partime döneceğim.. Şartlar el verirse (Nezaket kalıbına oturtunca şöyle oluyor: Partim bana görev verirse genel başkan olmak istiyorum.)

Veya:

Yapacağımı yaptım, görev sürem bitince emekli olup köşeme çekileceğim. Belki ülkemi uluslararası arenada temsil edebileceğim bir işin ucundan tutarım. 

Hele o gün gelsin, oturur konuşur bir karar veririz, diyerek muğlak ve muallak bir cevap bu işlerin ve yüksek siyasetin gereğidir herhalde.

Siyaset yüksek ama biz alçaktayız. Anlayamıyoruz. Anlayamayınca işleri sıradanlaştırıyoruz.

Gezi Parkında olduğu gibi. Belediye iki ağaç kesti, yeşil tutkunu gençler de ayaklandı: Kesmeyin ağaçlarımızı.

Sadece ağaç değil özgürlüğüne tutkun gençler otoriterleşmeye isyan etti vs.

Dershanelerin dönüştürülmesine karar verildi kavga çıktı. Kim haklı?

Bu arada "Mesele sadece ağaç değil, sen hâlâ anlayamadın mı arkadaş" diyen arkadaşa niye o zaman o kadar kızdılar anlamadım. Adam hiç olmazsa bir noktaya kadar fark etmiş işi.

Ben de onun gibi tiyatrocu sinemacı olsam, tanınsam bilinsem benzeri bir tweet atardım: "Mesele sadece dershane meselesi değil sen hâlâ anlayamadın mı arkadaş" derdim.

Diplomasi ve yüksek siyaset dilini bir kenara bırakınca, berrak, net cevap verince, peki mesele ne sorusunun cevabı şöyle oluyor:

Başbakan AKP'nin başından çekilsin. Çok istiyorsa cumhurbaşkanı olabilir ama partiye karışmasın. Cumhurbaşkanı da genel başkan ve başbakan olsun, partiyi bize bıraksınlar.

Partiye hiçbir itirazları yok.

Genel başkana itirazları var.

Bunu da açıkça söyleyemedikleri için dolambaçlı yollardan kampanyalar düzenliyorlar. Ümid kapısı.. Hesaplar tutarsa ne âlâ.. Tutmazsa bir bedeli olacak tabii.

İttifaklar netleşmeye başladı.

AKP gitsin diyeni yok. Genel başkan gitsin diyorlar.. Paravanın arkasındaki yazılı takip bu. Kraliçenin himayesindeki bir isimle yollarına devam etmek istiyorlar.

Masallardaki gibi şişeden bir cin çıksa dile benden ne dilersen dese, talepleri şöyle olur:

Mümkünse başbakan partinin başından hemen ayrılsın. 8-10 ay sonra cumhurbaşkanımız partinin başına geçsin.. Seçimler öne alınıp başbakan olsun.

Cumhurbaşkanlığı sembolik hale getirilsin. Başbakan orada otursun ama hiçbir işimize karışmasın.

...

Yerel seçimlerde iktidar partisini hezimete uğratabilirlerse kampanyanın 2. ve 3. ayağını başlatmak kolay olur.

Kesilen/sökülen ağaçları veya fazlasını dikince "gezi yarası" kapanmayacağı gibi dershaneleri dönüştürmek bir yana sayılarının artması teşvik edilse dahi bu yara kapanmaz.

ÖNE ÇIKANLAR