İki sene önce İngiliz Kraliyet Bankası''nı borsada batıran genç bankacı bir söz etmişti: -Bütün ihtimalleri hesap etmiştim, kazananacaktım ama Kobe depremini düşünemedim. Bu söz beni çok etkilemişti. ... Türkiye''de borsa deyince büyük kitleler ne olup olmadığına kafa yormadan at yarışı gibi birşey zannediyorlar. Oynadım kazandım. Ya da kaybettim. Büyük spekülatörler dışında borsada günübirlik oynayarak kazanan bir tek kişi tanımıyorum. Hesap kitapla işe koyulan büyükler bizimki gibi derinliği olmayan borsalarda hep kazanırlar. Onlara paralel hareket edebilen (Duyarak ya da tesadüfen) küçükler de kazanır. -Ooo, bu iş güzelmiş deyip şanslarını bir kere daha denemeye yeltenirlerse eldeki avuçtaki de gider. ... Bu işi at yarışı gibi değil de şirketlere ortaklık gibi düşünenlerin kaybetme ihtimali yoktur. Birincisi sabahtan akşama zengin olma hayaliniz olmayacak. İkincisi vadeli paranızı (Misal üç ay sonra iki milyar liralık bir ödemeniz var, üç ay borsada dursun da artsın hesabını yaptığınız para) borsaya yatırmayacaksınız. Üçüncüsü tasarrufunuzun tamanını borsaya yatırmayacaksınız. En önemlisi uzun vadeli yatırımcı olacaksınız. İmkanınıza göre güvendiğiniz şirketlerinkini
üçer beşer alıp bekleyeceksiniz. Hisse senedi çeşidiniz üçü beşi geçmeyecek. Düşüş çıkışlardan, krizlerden, paniklerden etkilenmeyeceksiniz. Ve göreceksiniz en az üç yılın sonunda reel olarak yüzde 200-300 kazanmışsınız. Şöyle düşünün: 997 yılında 10 milyar liralık herhangi bir senetten 30 bin dolarlık alım yapanın bugün 100 bin doları var. (70 bin dolarını alıp ihtiyaçlarını karşılasalar bakiyesi üç beş yıl içinde yine 100 bin doları bulur. Bu yarın belki düşer ama öbürgün mutlaka yükselir. Al sat yapanların ise kazanma şansı yoktur. Belki kısa bir müddet kendi çaplarına göre akıl almaz paraları olur, artırma hırsıyla onu da kaybederler. Bu hep böyle olmuştur. Ben başka hikayeler de biliyorum, diyenler bize de nakletsinler. .... Yukarıda naklettiğim söz (büyük küçük demeden) borsada kaybedenler ya da kazananlar için değildir. Zaman zaman borsa dışında da büyük kavgalar oluyor. Bazan herşeyi hesap ettiklerini ve kavgadan galip çıkacaklarını zannedenlerin hesap edemediklerle tepetaklak olduklarını görüyoruz. Onlar beni etkiliyor. Anadolu''da bu sözü şöyle özetliyorlar: Herkesin bir hesabı varsa Cenab-ı Hakkın da bir hesabı var.

