Kaydet
a- | +A

Size azıcık güvensem, "oh nihayet adalet tecelli etti, 32 yılın sonunda darbeciler müebbet hapse mahkûm edildi, cezaları onanırsa rütbeler sökülecek" haberine sevindiğiniz gibi ben de sevinirim, sevincinize ortak olmayı denerim.

Ama sizin sağınız solunuz belli olmaz. Balyozcular'da, Ergenekoncular'da olduğu gibi  önce içeri atılırken sevinirsiniz.. Çalar oynarsınız.. Hah vesayet bitti dersiniz, sonra dışarı çıkarılırken sevinirsiniz. İkisine de adalet dersiniz. Onun için ben ihtiyatlı davranıp, şimdilik 12 Eylül kararı için "oh adalet tecelli etti" demeyeceğim.

Her ülkenin dar zamanlarda böyle meşguliyetlere ihtiyacı vardır, fazla abartmadan oyalamak iyidir.

Aylar önce yargılama başlarken benzeri şeyleri söylediğim zaman, "Sen mağduriyetin, zulüm görmenin, içerde çürümenin ne olduğunu bilmezsin, atıp tutman kolay" demişlerdi.

Bilince nasıl oluyor? Usulen ve sembolik olarak iki kişiyi 32 sene sonra yargılıyoruz. Onbinlerce kişinin müdahil olduğu bir olayda veya davada iki kişiden -güya- hesap soruyoruz.

.....

Neye göre yargılıyorsunuz? Adamların yazdırdığı, yürürlüğe soktuğu veya sokturduğu anayasaya göre. Paşa ben kurucu iradeyim, dedi yalan mı?

O anayasaya yüzde 92 evet dedik, yalan mı?

O anayasada geçici maddeler vardı, bu adamlara bu dönemde yaptıkları işlerden hesap sorulamaz, diyordu. Bu maddeyi de onaylamadık mı?

Sonra kaldırınca ne değişti.. Hesap yolu açılmış mı oldu?.. Hukukta bunun yolu, açık kapısı, bir örneği var mı? Yok ama dert eden de yok.

Anayasa hâlâ adamların. O anayasaya göre seçilen insanlar işbaşında. O anayasaya göre oluşturulan Meclis yasama görevi yapıyor. Demek ki reddetmiyoruz veya edemiyoruz.

"Hadi yargılayalım" damarımız kabardığı zaman bir teklif getirdim; dedim ki: Olan olmuş. Mecliste usulen darbeleri kınayan bir karar alınır, bu işe bulaşanlar lanetlenir memleket için iyi dilekte bulunulur ve konu kapanır.

97 yaşındaki adamı 32 sene sonra yargılıyormuş gibi yapmak (pratikte hiçbir anlamı yok) bize bir şey kazandırmaz. 12 Eylül'den hesap sorulmuş olmaz. 12 Eylül'ün ne olduğunu o iki paşa bile bilmez.

...

Adalet 40 sene sonra hesap sormak/soruyormuş gibi yapmak değildir. Farzedin ki, Suriye 30 yıl sonra huzura kavuştu. Birileri de bize o acılı günleri yaşatan, yüzbinlerce kişinin ölümüne sebeb olanlardan hesap sorulsun dedi.

Hesap kimden sorulacak?

Veya 12 Eylül'den hesap soruluyorsa 60 ihtilalinden neden sorulmuyor?

Ergenekon davaları için kim ne demiş, AYM kararından sonra ne demiş bakın.. Tutarlı tek satır bulmazsınız. Siyasi davaların ve kararların diğer davalar gibi katili, maktulü, delili, delil torbası, DNA raporu, parmak izi olmaz. Bunlara göre karar verilmez. Rüzgar bir o yandan eser bir bu yandan.. O gün öyle icab eder bugün böyle.. Hep rüzgarı arkamıza alıp koşarsak nereye gideceğiz.. Biz nereye gitmek istiyoruz. Çok savrulduk. Bir dediğimiz bir dediğimizi tutmaz hâle geldi.

Bir proje var mı, projeden haberimiz var mı, bilmiyoruz. Üzüntümüzü ve sevincimizi gerekçelendiremiyoruz...

ÖNE ÇIKANLAR