Kaydet
a- | +A

17 Aralık ve Ekmeleddin Abi

(Ne şiş yansın ne kebap)

Henüz cumhurbaşkanı adayı olduğu için abi demekte bir sakınca olmaz herhalde..Seçilirse, "Sayın Cumhurbaşkanım" derim, proplem değil.

Öyle bir cevap verelim ki ne şiş yansın ne kebap kaygısı olanlardan hoşlanılmaz. Nezaket tamam ama en azından samimi kanaatinizin ne olduğunu karşı tarafa hissettireceksiniz.

Mesela ben 17 Aralık'la ilgili ne düşünüyorum? Dün ne düşünüyordum bugün ne düşünüyorum.

Dün bir darbe teşebbüsü olduğunu düşünüyordum.

Bugün zaten var olan paralelcilerin tasfiyesi için bizzat paralelciler kullanılarak hazırlanan bir mizansen olduğunu düşünüyorum. Bana göre hükümet bu mizansenin içinde değildi. Tezgahı kuranın henüz kim olduğunu bilmiyoruz. Bugüne kadar ortalığa saçılanlardan anlaşılan şu ki, bu işe alet olanlar (paralelciler) hakikaten kendilerini bu role kaptırmışlar. Emniyet, yargı, soruşturma kovuşturma paslaşmasından zaferle çıkacaklarına inanmışlar. Hükümeti devirme hesabı yapmışlar. Yolsuzluk varsa 11 yıl boyunca vardı, yolsuzluk varsa kendileri de bu tezgahın zaten içindeydi. Değillerse neden şimdiye kadar çıkarmadılar. Öyle bir dertleri hiç olmadı. Bu mizanseni hazırlayan her kim ise zaten ellerinde patlayacak şekilde hazırlamış bu oyunda yer alanlar suyu çekilen göldeki balıklar gibi ortaya çıkmış. Çıktı. Bir işe soyunan sonucuna katlanır. İster usulen, ister gerçekten, ister konjonktürel olarak bu teşebbüsün hesabını verecekler. Çok küçük bir azınlık dışında hiç kimseyi bunun masum bir yolsuzluk soruşturması olduğuna inandıramadılar. Haram lokma kampanyası da kestikleri haracı çağrıştırıyor. Bu tespit yolsuzluk olmadığı anlamına gelmez.

Dünkü gözaltı operasyonunda kameralara dönüp rolüne kapılan Polat gibi nutuk atanlar oldu. Hırsızlar diye bağıranlar oldu. Sadece bu sahne bile samimiyetsizliği göstermeye yeter. Sizin mağdur ettiklerinizin sesi bile çıkmıyordu. Bu militan tavır herkesi korkutuyor. Bu insanların bu kadar zaman o kademelerde kimin için çalıştıkları benim açımdan hâlâ muamma. Hükümetin zaafı da affedilir gibi değil.

Konunun Ekmel Abi ile ilgisine gelince..Mesela ekmek fiyatını soran tiplerden biri, "Efendim gözaltılar için ne diyorsunuz?" dese.. Ne cevap verecek. Efendim hukukun üstünlüğü, siyasetin yargıya müdahalesi..Her iş kendi mecrasında falan gibi orta yol ve şiş kebap üslubu insanları rahatlatmaz. Sadece bir tarafın gazını alır.

Oysa bu işin çıkmaz sokağı var. 17 Aralık yanlışsa, darbe teşebbüsü ise bu yanlışın hesabı verilmeli.

Doğruysa, masum bir soruşturma ise korkacak ne var..Suçlananlar da gidip hesap verip aklanıp gelsin.

Gelsin ama siyasi müdahale var. Bunlar başkalarının hakimleri, savcıları, polisleri..dediğiniz anda 17 Aralık'a da yanlış demiş olursuuz. O zaman 17 Aralık'ın savcıları, hakimleri, polisleri de başkalarının hakimi, savcısı, polisi olmuş olur. Yok onlar değildi..Biz değildik demek bu zannı boşa çıkarır mı?

17 Aralık için talep ettiğinizi 22 temmuz için de edeceksiniz. Ne demiştiniz? Bırakın yargı görevini yapsın..Siz de bırakın yargı görevini yapsın. O polisleri aklasın. O savcıları aklasın.

Yargıdaki seçim hesapları bile paralellerin varlığını teyid ediyor. Böyle bir kaygınız yoksa o seçimleri kazanmak için neden ve kimin adına çırpınıyorsunuz. Hadi farzedelim ki hükümet kendi adına çırpınıyor..Yine farzedelim ki yandaş arıyor. Aynı şeyleri siz de yapıyorsunuz..Kimin için yaptığınız bile belli değil. Hangi yolla geldiğiniz hangi şartlarda gideceğiniz ve kime hesap verdiğiniz belli değil.

Hiyerarşinizden vitrininize kadar her tarafınız karanlık ve korkutucu.

Buraya kadarmış. Canınız sağolsun. Asli işinize dönün. Sivil toplumsanız sivil toplumluğuzu bilin. Bu hükümet yıkılsa da size ekmek çıkmaz.

ÖNE ÇIKANLAR