"Pakette neden Alevilerle ilgili bir düzenleme yok" sorusuna parti sözcüleri üzerinde çalışılıyor, dediler. Başbakan ise, "Bu düzenlemeler herkes için" dedi.
Kastedilenin ne olduğu belli. Cemevlerinin statüsü ne olacak? İbadethane sayılacak mı?
Kadrolarına maaş bağlanacak mı?
Nedense bu konuda da asıl soruya cevap vermek kimsenin işine gelmiyor. Bu soru:
Alevilik İslamiyetin dışında bir din mi, sorusu.
Bu soruya talep sahipleri cevap verecek.
Ekrem Hoca dün bu konuda bir tweet attı:
"Alevilik tarikat ise cemevi tekkeler kanununa girer. Mezhep ise, mabedi camidir; din ise kilise ve havralar gibi devlet yardımı alamaz."
Eğer sorunun cevabı tarikat ise zaten statü derdi yok. Tekkeler kanunu elden geçirilince problem biter. Sorunun cevabı din ise o zaman devletin kuruluş ilkelerini gözden geçirmek lazım.
Dar bölge sistemi bazılarına bugünleri mumla aratır
Dar bölge sisteminin de çakması var orijinali var. Orijinali kimsenin işine gelmez. Çakması ise MHP ve CHP'yi rahatsız eder. Eğer bu işi kendimize benzetmeden aslına uygun olarak yapacaksak yolu belli: Türkiye 550 seçim bölgesine ayrılacak. Dileyen herkes aday olacak. Partiler merkezden aday göstermeyecek. Bir milletvekilinin seçileceği bölgeden belki 150 kişi aday olacak. Hepsi ilk tur seçime katılacak. En çok oy alan 2'si ikinci tura kalacak. İster istemez ikinci turda seçimi kazanan yüzde 51'in çoook üzerine çıkmış olacak.
Bugünkü sistemde bu hiçbir partinin işine gelmez.
Milletvekili adayları parti merkezine muhtaç olmaz.
Merkezler kendi istedikleri isimleri aday gösterebilir ama gösterdikleri adaylar bir kişinin seçileceği yerde onlarca kişiden biri olur. Gösterilen değil başkası seçilir.
Parlamenter sistemde olacak iş değil. Başkanlık ile birlikte olabilir.
Seçildikten sonra bizimkilerin sevdiği tabirle "parti disiplini" kalmaz. Dirayetli milletvekillerine dert anlatmak kolay olmaz.
Peki bu sistemin çakması nasıl olur. Her parti her bölge için bir aday gösterir. Bazı bölgelerde bağımsız adaylar da olur.
O bölgede en çok oyu alan seçilmiş sayılır. En çok oy deyince yüzde 20, 30, 40, 50 olabilir. Bir önceki seçimdeki oy dağılımını esas alarak söyleyecek olursak CHP MHP erir, BDP daha çok milletvekili çıkarır.
Bu sisteme kim evet der? BDP bile demez. Demek ki laf olsun diye konulmuş bir seçenek.
Daraltılmış bölge sistemi de muğlak. Sistem değişikliği sayılmaz. "Büyük şehirlerdeki seçim bölgesi sayısını çoğaltırsak barajı düşürebiliriz" teklifi. Mesela İstanbul'un 20 seçim bölgesine ayrılması çok oy alan partiye 20 milletvekili daha kazandırabilir. Küçük partinin (BDP'nin) İstanbul'da milletvekili çıkarma şansı da olabilir. Bütün partilerin mutabakatıyla bir değişiklik zor. BDP desteği ile bir değişiklik olacaksa bölge sayısını çoğaltıp barajı düşürmekten başka yol görünmüyor.

