Kaydet
a- | +A

90'lı yılların sonuydu.

Daha 99 depremi olmamıştı.

28 şubatın yarası kabuk bağlamamıştı.

Hak hukuk biraz da emir komuta ile aranıyordu.

....

Mafya babasının halk günüydü.

Sıra sıra dizilenler "baba"ya derdini anlatıyor o da ayaküstü karara bağlıyordu.

Sıra ona gelince baba sordu:

-Derdin nedir Ağam?

-Bizim apartmanın otoparkını bitişiğimizdeki galerici kapattı. Önce bir iki arabasını idare ettik, belaya bulaşmayalım dedik.. Sonra sekiz on tane koymaya başladı. Şikayete gittim, duymuş.. O şerefsiz şikayet dilekçesini geri almazsa ..... demiş, ben de aldım. Geçen gün rica ettik, bize bir günlüğüne izin ver de şuraya çakıl döktürelim dedik izin vermedi.

Baba adamlarına "Getirin şunu" dedi, getirdiler.

Kararını fısıldayarak açıkladı:

"Sana bir gün müsaade. Bundan sonra oraya bir tek araba koymayacaksın. Otoparkın altına çakıl döktüreceksin ve apartmanda oturan herkesten tek tek özür dileyeceksin. Bir daha bu adamlara sert baktığını duyarsam ....."

 Adalet yerini yarım saatte bulmuştu!

* * *

Aynı yıllar..

Güneydoğudaki bir vilayetimizde yine bir baba, ahalinin (marabanın mı demek lazım) derdini dinliyor.

Yaverinin yanında sıra bekleyen adamlar..içerdeki işini bitirip çıkınca sırası gelen içeri giriyor.

Sıradaki:

-Arabamı sene başında filana sattım. Üçte birini peşin aldım. Kalanı için senet yaptık. Günü geldi, ödemiyor.

Ağa çekmecesine uzanırken sordu:

Alacağın ne kadardı?

- (O zamanki rakam) 10 milyon ağam.

10 milyonu uzatırken işin gücün rast gelsin selametle dedikten sonra senedi yaverine uzattı:

-Getirin şu şerefsizi'

* * *

Zaman aşımına uğramış, fi tarihinden bir hikaye:

Askerlikle pek arası yoktu. Eşine didine 40 kapı aşındırıp askeri hastaneye kapağı attı. 15 gün yattıktan sonra 45 gün "hava değişimi" raporu almıştı. Sayılı gün çabuk geçti. 20 güne daha ihtiyacı vardı. Hastanede sürünüp kapı kapı dolaşmayı göze alamıyordu.

Senin derdini filanca çözer dediler.

Filanca ile falanca hastanenin başhekimine gittiler.

Gariban er, başhekim generali ilk defa görmüştü.

General zile bastı, emir astsubayı içeri girdi..

Başhekim:

-Götür şu raporu 20 gün uzatsınlar, dedi.

Emir astsubayı beş dakika sonra geri geldi:

-Komutanım bu heyet raporuymuş, ancak heyet kararı ile uzatılabilirmiş, dedi.

Komutan dönüp bakmadı bile:

-Toplanıp imzalasınlar dedi.

20 günlük rapor 20 dakika sonra masadaydı. Gariban erin 25 gün hastanelerde sürünerek aldığı raporun aynısı bir emirle 20 dakikada alınabiliyordu.

* * *

Adalet ne? Merhamet ne? Adalet herkesin 20 dakikada rapor alabilmesi mi. Rapor alması mı? Hakedenin alması mı?

Adalet parasını alamayanın savcılığa, mahkemeye, duruşmaya, icra dairesine, gide gele 10.000 lirasını iki senede bir ihtimal tahsil etmesi mi? (10 bin liranın tahsiliyle kim uğraşır ki) Gücü yetenin etmesi mi?

Tabiatın boşluk kabul etmediği gibi sosyal hayat ve sosyal hiyerarşi de kabul etmez. Sen usulüne uygun doldurmazsan biri gelir doldurur denge kurulur. Adaleti ağalar ve mafya babaları dağıtır. Sen de onları dağıtıp yerine birşey koyamazsan ne olur..

Eko sistem gibi..Yılanları öldürürsen fareler..Fareleri öldürürsen..gibi.

Zirai ilaçla sığırcık kuşlarını telef edersen keneler gibi.

ÖNE ÇIKANLAR