Ben de boş durmuyorum. Türk kamuoyu Kıbrıs''la uğraşırken Irak''a el attım. Gelin siz de razı olun, oraya Şerif Hüseyin ailesinden birini kral olarak gönderelim. Şiisini, Sünnisini, Kürdünü, tahtın çevresinde toplayalım. Böylece kırmızı çizgileriniz de gıcır gıcır kalır, kimse üstüne basmaz. İkide bir sil yeniden çiz, o tarafa kaydır, bu tarafa kaydır derdi ortadan kalkar. Bu işi severseniz, bir iyiliğim daha olur, Suriye''ye de el atarım. Oraya da bir kral bulurum. Alemdaroğlu Yunanistan''a doğru sefer düzenliyor benim gözüm öbür taraflarda. Üstelik kansız barutsuz bir teklif. Dahası var, bakarsınız İranlılar da heveslenip, bizim neyimiz eksik diyerek Pehlevi ailesinden birini getirirler. Merak etmeyin, siz yine yahut biz yine bölgenin tek demokratik, laik, sosyal hukuk devleti olarak kalırız. Yani övünecek bir tarafımız olur.
Çizgilerimiz olur. Prensiplerimiz olur. Oraları hor görüp yönümüzü AB''ye çevirebiliriz.
Yine AB bizim düşmanımız, bizi aralarına almak istemiyorlar, habire bahaneler uyduruyorlar, diyebiliriz. Ne bileyim," çağdaş uygarlık yolunda emin adımlarla" ilerleyebiliriz. Bu noktada bir hatırlatma yapmak istiyorum: Aynı yolda emin adımlarla yürüyen ikinci bir ülke yok, sadece biz yürüyoruz, hep yürüyoruz, emin adımlarla yürüyoruz.
Gökkuşağının altından geçmeye çalışan çocuklar gibi. Siz çocukken hiç gökkuşağının altından geçmeye uğraşmadınız mı? Çağdaş uygarlık yolu bizim için böyle birşey..Varılabilecek bir yer olması, yerin belli olması işimize gelmez.
Gittikçe çocukların "aydede"si gibi uzaklaşacak ki, zapt-ı rapt gerekçemiz eksik kalmasın.
Ali Aydın Hakem hataları futbolun tabiatında var. O zaman Ali Aydın niye hakemliği bıraktı? Maç mı sattı, hayır. Bir takımın fanatiği mi, hayır. Diğerlerinden farkı yaptığı hataların büyükler aleyhine olması. Her yerde olduğu gibi futbolda da fincancı katırlarını ürkütmeyeceksin. Aynı ligteki bütün takımlar eşittir ama büyük takımlar biraz daha eşittir. Kanunlar önünde bütün insanların eşitliği gibi.

