Seçim çalışmaları büyükşehirlerde daha keyifli oluyor. Sahnelerden biri: MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli, yanında Büyükşehir Belediye Başkan adayı Meral Akşener.. ve diğer zevat. Mısır Çarşısındaki esnaf ziyaret ediliyor: Esnafa hayırlı işler dileniyor, işlerin nasıl olduğu soruluyor, el sıkılıyor.. İkram edilen çay içiliyor.. Esnaf da, belediye başkanlığı için oy isteyen heyete Kıbrıs''ı soruyor. Bir başka sahne: ANAP Genel Başkanı Nesrin Hanım.. Büyükşehir Adayı Pınar Hanım.. Halkın arasına karışmış, oy istiyor.. DYP tek kişilik parti gibi.. Seçmen ikinci bir ismi hatırlamıyor. Artık parti, kurtarıcı genel başkanı ile anılıyor. Bu arada bazı anket sonuçları elden ele dolaşıyor. Birinci parti yüzde 52.. Bir de ondan sonra gelen parti var yüzde 12.. Gerisi diğerleri hanesinde. Tabii ister istemez bu sonuçların belli merkezlerden pompalandığı iddia ediliyor. Halkı etkilemek için yapıldığı söyleniyor. Ama içten içe de sonuç kabulleniliyor. Birinci parti, ikinci parti.. Ve diğerleri.. Birinci ile ikinci arasındaki fark yüzde 40.. Bu iş böyle.. Her seçimde rüzgar farklı yerden esiyor. Ayrıca kürek çekmeye gerek kalmıyor. Öyle denildiği gibi proje anlatmaya, güzel vaadlerde bulunmaya gerek kalmıyor. İki partili sistem yavaş yavaş oturuyor diyenlerin kulakları çınlasın. İkinci parti -şimdilik- yok ortalıkta. Eminim bu seçmenler olarak sizin başarınızdır. Demek ki isteyince iradenizi ortaya koyabiliyorsunuz. Bir seçmen olarak kararınıza saygı duyuyor, hepinizi tek tek tebrik ediyorum. Şu milli irade ne güzel birşey.. Sadettin Tantan da aday olsaydı, milli irade daha güzel tecelli ederdi. Dr. Bahçeli''yi, Ağar''ı, Ecevit''i, Demirel''i, Temizel''i seviyorum ama.. Tantan''ı biraz daha fazla seviyorum. Gerçekleri ne güzel anlatıyordu. Ne dirayetli bakandı Yarabbi.. Aaa, bir de Erbakan vardı, Çiller vardı.. Bizdeki nankörlüğe bak, 1.5 yılda neredeyse unutacak hale gelmişiz. Neyse, bu vatan için çırpınan siyaset adamlarına, adaylara, partilere, genel başkanlarına başarılar diliyorum. Allah yolunuzu açık etsin.
Mal beyanı Bazı başkan adaylarının mal beyanı hayli kabarık.. Adam yazmış, 12 kilo altın.. arsalar, tarlalar, dolar hesabı, hanlar, apartmanlar.. Aslında bu kadar malı mülkü olan birisinin başkan seçilmesi güzel birşey.. Fakat bizim millet tuzu kuru adamları da çok sevmez. Oy verirken para veriyormuş gibi hisseder kendini. Dikili ağacı olmayanları seçmenin de başka külfetleri var.. Onların da mesailerinin büyük bir kısmı yarınlarını garanti altına almakla geçiyor. En güzel aday kendisi fakir yakın akrabaları zengin olan adaydır. "Kardeşim iş adamı, kayınpederim müteahhit, kayınbiraderim bankacı.. Benim hiç o taraklarda bezim olmadı.. Okuldan çıktım, gözümü açamadan devlet hizmetine girdim" diyen adaylar daha mı sempatik olur acaba.. Genelde böylelerinin bir de 10-12 yaşında hurda otomobilleri olur. Ama galiba bu seçimde böylelerinin sayısı çok az.

