Kaydet
a- | +A

Büyükçe bir sitede oturuyorum. Her sitede olduğu gibi bizde de aidat toplanıyor. Bu parayla güvenlik, temizlik, çevre düzenlemesi, ortak aydınlatma gibi giderler karşılanıyor. Yine her sitede olduğu gibi bu aidata her sene zam yapılıyor.. Buna zam bile denilemez. Enflasyon hesabı yapmak yerine iki sene önce kaç dolar veriliyordu, bu sene kaç dolar mantığı ile gittiğin zaman zam bile yapılmış olmuyor. Buna rağmen her yılbaşında homurtular yükseliyor. Bu paralar nereye gidiyor? Ne iş yapıyorlar.. Niye bu kadar adam çalıştırıyorlar.. Niye kapı önleri her gün temizlenmiyor. Niye jeneratör kurulmuyor. İnsanlar bekliyor ki eğer mümkünse verdikleri üç beş kuruş aidatla her hizmetleri görülsün. Bu hizmeti görenler her gün gelip önlerinde eğilsin. Hesap versin. Eyyy aidat veren efendimiz, denilsin. Bu tavır tartışılabilir. Benim cevabını bulamadığım soru şu:

Site yönetimine verdiğimiz aidatın yüz katını vergi dairesine veriyoruz. Ama ne belediyeye ne de kamu kurumlarına aynı soruyu sormuyoruz. Verdiğimizin karşılığında birşey beklemiyoruz. Otomobil sahibi site aidatının üç katını vergi olarak veriyor. Bunu alanlar karşılığında hangi hizmeti veriyor. Bu parayı toplarken mantıklı bir kural da yok. En büyük kriter kilo. Bunun tutarlı bir açıklaması var mı? Yok.. Niye böyle diye soran var mı? Yok.. SSK priminin hesabını soran var mı? Yok. Gelir vergisinin nereye harcandığını soran var mı? Yok. Niye benim ödediğim paraları zebil ziyan ediyorsunuz diyen, diyebilen var mı? Yok.. Peki bu adamlar, yani bizler oturduğumuz mekanlar için ödediğimiz üç kuruş aidat sözkonusu olunca niye şahin kesiliyoruz?

"BİRİNCİ VAZİFE" MADDESİ Bir milletvekilimiz bir teklifte bulunmuştu: Anayasamıza bir madde ilave edelim: Devletin birinci görevi vatandaşına nazik davranmaktır.

Mahkemelerde, "Adalet mülkün temelidir" yazısı ne kadar iş görüyorsa bu da en az o kadar iş görür. Efendim şeyden hatırlamış, İspanya Anayasası''ndaki bir maddeden: Vatandaşın kendine nazik davranılmasını isteme hakkı vardır, maddesinden. Bizde yok mu sanki.. konut dokunulmazlığı.. haberleşme hürriyeti.. Bir baskında polisler, bunu hatırlatan vatandaşa, "Biz girelim de sen sonra savcılığa suç duyurusunda bulunursun" demişlerdi. ... İnsan fıtratını hiç hesaba katmıyoruz. Kanun çıkaralım düzelsin, anayasaya madde ilave edelim hallolsun hesabındayız. SSK hastanesinde hastasının yüzüne bakmayan doktor, mesai harici -kaçak maçak- gittiği bir özel poliklinikte gelene geçene o kadar ince davranıyor ki.. Aynı adam olduğuna ihtimal bile veremezsiniz. Bunun sebebi ne? Nezaket kanunla düzenlenir mi? Adamın kaybedeceği ya da kazanacağı birşey olmazsa niye onun bunun kahrını çeksin?

ÖNE ÇIKANLAR