Bende azıcık Arnavut damarı var mı bilmiyorum. Parti ileri gelenleri, medya, uzmanlar, yarı uzmanlar ağız birliği etti ve dedi ki;
-Bu işin acabası kalmadı. Üç dönem kuralının devam edeceği açıklandığına göre Başbakan kesin aday.
Arınç yüzde 100 aday, dedi.
Yazıcı, adayımız belli Sayın Başbakan dedi; bir ufak aralık (açık) bıraktı: Olmazsa Sayın Gül..
Ben inadım inat, belki de cahil inadı Erdoğan'ın aday olmayacağını düşünüyorum. Gül'ün aday gösterilme ihtimali yüksek.
Buraya kadar bir problem yok. Sonrası için garip şeyler geliyor aklıma.
Seçim iki turlu. Sayın Gül ilk turda seçilemezse, karşısında çok makul bir aday olursa, ikinci turda bu makul aday 30 Mart'ta AKP'ye (doğrusu Erdoğan'a) oy veren seçmenden önemli ölçüde oy alabilir.
Hadi size göre imkânsız olsun ama biz akıl yürütebilmek için alabileceğini varsayalım.
Bu sonuç iktidar partisi için iyi mi olur kötü mü?
Tedirgin olduğu söylenen kesimler kendini biraz rahatlamış hisseder mi?
Hükümet Gül'le mi daha rahat çalışır, henüz adını bilmediğimiz, seçilebileceğini düşündüğümüz ağırlıklı olarak muhalefet tabanından oy almış bir isimle mi?
Benim bir diğer takıntım isimden ziyade adayların mensup olduğu varsayılan blok.
Misal: Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olması hâlinde Babacan'ın başbakan olması ile Gül'ün başbakan olması arasında teknik olarak bir fark yoktur.
Üslup farkı olur, o kadar.
Buradan tekrar başa dönüyoruz. Muhalefetin cumhurbaşkanı adayı da aynı bloktan olursa taraflar açısından değişen bir şey olmaz.
Bu ihtimal doğru ise Gül'e de itirazları olmaz. Söylenenler usulen söylenmiş şeylerdir.
Nitekim 2007 seçimlerinden sonra Bahçeli ön aldı ve daha ortada aday yokken Sayın Gül aday gösterilirse desteklemeye hazırız dedi ve diğer ihtimalleri kapatarak işi bitirdi.
Öbür türlü de düşünülebilir: Seçimden hemen önceki gerilim sebebi görünen (367 kararı, cumhuriyet mitingleri, sözde değil özde laik kriterleri) faaliyetler aslında seçilmesini kolaylaştırmış da olabilir. Milletin ekseriyeti bu işe dört elle sarıldı.
DÜŞMANLARIMIZ!!
Moody's, Standard and Poor's, Freedom House, Twitter, YouTube...
Eski düşmanlarımız: IMF, Eurovision Şarkı Yarışması organizatörleri..
Ah ah.. IMF de az çektirmedi hani. Habire kemer sıktırıyordu. Oraya harcama, buraya harcama, vergileri arttır.. Orada çalışanlar millet düşmanı.
Yahu IMF ile ilgili ortalıkta dolaşan her türlü abartılı komployu doğru varsayarak soruyorum: Çare IMF'ye sövmek mi, kahrolsun IMF demek mi, demek miydi, IMF'ye verip veriştirince elimize ne geçti.
Aslına bakarsanız BM daimi üyeleri de bize düşman.
Batı zaten topyekûn çifte standartlı. Onlara tutarsızlıklarını ispat etmek lazım. İspat edersek pes ederler.
Twittercı abilere de ara sıra ne kadar sahtekâr olduklarını hatırlatıp yüzlerine vurmakta fayda var:
Saygılar.

