Kaydet
a- | +A

Dün oğlumla giderken yolda bir İSKİ aracı gördük.. Küçücük bir iskele kurmuşlar.. Üzerinde İSKİ yazan kapağı açmışlar.. Başında iki kişi.. Aracın arka tarafında iki kişi..

Ben gayri ihtiyari sordum: Acaba ne yapıyorlar..

Alıştığımız düzen şuydu: Böyle şeylerde her Türk gibi akıl yürüterek yola devam etmek.

Nedir akıl yürütmek.. Birisi tıkanan kanalı basınçlı su ile açıyorlardır der, öbürü.. ''Yok yahu, pek o işleme benzemiyor.. başka bir şey yapıyorlar'' der..

Sekiz yaşındaki oğlum yeni nesil olduğunu belli etti, ben acaba ne yapıyorlar deyince.. Biraz durur musun, dedi.

Durdum..

Camı açıp sordu:

- Amca siz burada ne yapıyorsunuz?

Amcaların hiçbirinde ses yok..

Bir daha ve bağırarak sordu:

-Amca burada ne yapıyorsunuz..

Yine hiçbirinde ses yok..

Bu sefer biz sessizlik üzerine akıl yürütmeye başladık. Hııımm, demek ki böyle sorulara alışık değiller.. Onun için şaşkın şaşkın bize bakıyorlar..

İkinci yorum: Gidin işinize be... Bizim burada güneş altında anamız ağlamış, bir de size ne yaptığımızı

mı anlatacağız, demek istemiş olabilirler vs.

Bu örnekten gideceğim yer şurası:

Önceki gün site yönetiminden birisiyle konuşuyordum.. Site sakinlerinden her gün gelen yüzlerce telefondan örnek verdi..

Mesela site sakini arıyormuş: Bu gülleri niye bu kadar kısa kestirdiniz?

Öbürü: Biçtiğiniz çimleri ne yapıyorsunuz, satıyor musunuz, çöpe mi atıyorsunuz..

Bir başkası: Penceremin önündeki ağaç çok büyüdü, gelin kesin diyormuş..

Yukarıda oturan: Ağacı niye kestiniz diyormuş.

Biri arayıp: Basket potalarını tamir edin, diyormuş.. Bir başkası arayıp: Bunları niye tamir ettiniz, çocuklar gürültü

yapıyor, diyormuş.

Enteresan olan tarafı şu: Oturduğumuz siteyi sahiplenip her işe müdahil oluyoruz.. Ama şehri, ilçeyi, beldeyi sahiplenmiyoruz.

Belediye yoldaki ağacı kesince ilgilenmiyoruz.. Yolu eşince ilgilenmiyoruz.. Sokağı trafiğe kapatınca ilgilenmiyoruz.. Kavşağı kapatınca "neden?" demek bile aklımıza gelmiyor.

Ben bu farkı önemsiyorum. Sosyologların ilgi sahasına girer.. Bir sonuca varılabilirse şehirlerin de siteler kadar sahiplenilmesi için bir yol bulunur belki.

Sonra ikinci merhale gelir: Sahiplenmek yetmiyor.. Paylaşmak nasıl olacak.. Beraber yaşamak.. Yani on kişinin yaşadığı yerde kuralı gücü yeten mi koyacak, çoğunluk mu koyacak, uzlaşarak mı olacak.. Dokuz kişinin bir talebi var, onuncu itiraz ediyor.. Aslında hem teamüller hem de

yazılı hukuk çözüm yolunu göstermiş, ama yetmiyor. Bir kişinin hırına gürüne katlanmayı göze alamıyor diğerleri.. Talepler de itirazlar da boşlukta kalıyor.

Kamu lojmanları ile diğer sitelerin problemlerini karşılaştırmak da bir fikir verebilir.

Hem sıkıntılar hem talepler çok farklı çünkü...

ÖNE ÇIKANLAR