Kaydet
a- | +A

Afrika''da bir kabile varmış. Bu kabiledeki insanlar birbirlerine sevgi ile yaklaşır, yardımcı olurlarmış. Kabileden herhangi bir kişinin başı dara düştüğü zaman ona yardım ederlermiş.

Hayatları bu minval üzere devam ederken bir gün bulundukları memlekete Amerika''dan araştırmacılar gelmiş. Araştırmacılar bu kabileyi inceleme altına almışlar. İncelemenin sonucunda ortaya şöyle bir rapor çıkmış: ''Bu kabiledeki insanlar hayvancılıkta ilerlemişler. Herbiri hayatını avcılık yaparak idame ediyor. Yalnız hep kargaşık burgaşık. Bizce bunları gruplandırmak, sınıflandırmak gerekir. Ekonomi yalnız avcılık ile gelişmez...'' demişler.

Bunun üzerine kabiledeki insanları sınıflara ayırmışlar. Yeni yeni iş alanları açmışlar. Tabii olarak bu sınıflandırma sonucu her ferdin refah seviyesi değişmiş. Mesela biri avcılık ile uğraşırken diğeri tarım işi ile uğraşıyormuş.

Yeni iş alanları kabilenin bulunduğu memleketi kalkındırmış. Bu uygulama ile insanlar mamûr olmuş. Ekonomik seviyeleri diğerinin on katı, belki de yüz katı üstüne çıkmış. Yalnız ehemmiyetli bir hasletlerine sırt çevirmişler: Önceden eşit seviyede oldukları ve sadece avcılık ile uğraştıkları için dostlarından birinin ayağı tökezlediğinde yardımcı olma hasleti... Yitirilen bu güzellik zamanla bütün bireylerin arasına husûmet sokmuş. Birbirlerini çekememeye başlamışlar. ''Biz önceden eşittik. Şimdi ne oldu da şu falanca kişi benden daha iyi konumda.'' demeye başlamışlar...

Aradan pek de uzun bir süre geçmemiş, bu aralarına düşen husûmet kayası artık parçalanmaya, uçuşan ufak parçalar da ekonomiye zarar vermeye başlamış. En sonunda kabile reisi ''kriz paketini'' açıklamış. Hayatlarında görmedikleri hiper enflasyon ile karşılaşmış, önceden duymadıkları ekonomik terimleri öğrenmeye başlamışlar.

''Artık ekonomideki bu dalgalanma sosyal patlamaya sebep olacak.'' diye düşünmeye başladıkları gün akıllarına eski hayatları gelmiş. Avcılıkla iştigal ettikleri günlerin, onların şuanda bulundukları durumdan kat kat daha iyi olduğu kanaatine varmışlar. Hep birlikte karar vermişler: ''Bu Amerikalılar geldikten sonra biz bir değişim yaşamıştık. Meğer değişim kılık değiştirmek, ekonomik reformlar yapmak, sınıf ayrımı yapmak değilmiş. Bizi kandırmışlar... Gelin hep birlikte el ele vererek avcılık yaptığımız günlere geri dönelim.'' demişler. Hakikaten de avcılık yaptıkları günlere geri döndüklerinde, aralarındaki muhabbet eskisi gibi yeniden tesis olmuş, birbirlerine yardım etmeye, iyilik yapmaya tekrar başlamışlar.

Netice olarak bu kesiti yazan ünlü (fakat ismini bilmediğimiz) ekonomist ve araştırmacı, kitabında şu noktaya değiniyor: ''Şayet şirket güzel günlerde suni bir kriz ile yoklanmazsa ileride hükümet tarafından açıklanacak herhangi bir kriz paketi ile çok zor durumlara düşebilir. Nadiren suni krizler oluşturarak şirketleri muhtemel müşkül duruma hazır bulundurmak

lazımdır.''

.....

Hikayeyi ''iktibas'' göndermiş.

Karar vermek zor..Mutluluk ve dayanışmanın başka yolları da olmalı

ÖNE ÇIKANLAR