Adam kızmış bana.. Yahu birader diyor; farklı ve aykırı olacağım diye saçmalamak zorunda mısın?
Bir, üç, beş.. ayarım bozuldu. Bu psikolojik baskı anlamına geliyor.
Bu şartlar muvacehesinde (bu kelimeyi söylerken çok zorlanıyorum ama yazarken dert olmuyor.. Zaten tedavülden kalktı. Varsın olsun, siz de Ekmeleddin derken zorlanıyorsunuz) hızlandırılmış tatil yapmam şart oldu. Ayın 28'i Ramazanın ilk günü, şurada kaç gün kalmış. Ondan önce gidip gelmem lazım.
Her sene üç beş günlüğüne gittiğim bir dağ köyü var. En iyi tarafı Türkiye'nin yüzde 99'u kapsama alanımızda diyen GSM şirketlerinin sinyalleri oraya ulaşamıyor. Demek ki yüzde birin içinde. Televizyon da yok. Gürül gürül akan dereler.. kırık dökük evler. İyi geliyor.
Siz o zamana kadar adayınızı açıklarsınız ben de gelince biraz daha ihtiyatlı olur, koroya ayak uydurmaya çalışırım.
Yahu birader diyen zevat, Ergenekon, Balyoz tahliyeleri ve 12 Eylül darbecilerine müebbet hapis haber ve sevinçleri üzerine söylediklerime kızmış.
Bilmiyorum, belki haklılar. Daha usturuplu şeyler söylemek lazım. Hemen ilk günden atılıp o öyle zannettiğiniz gibi değil, demenin âlemi yok.
Kaldı ki çok hafife alan da yok. Delil uyduruldu da, zalimler geldi de, tuzak kurdu da işi değil. Balyoz bir darbe teşebbüsüydü. Sivil otoritenin iradesine müdahaleyi darbe değil, bir hak ve hatta görev sayıyorlardı. Sayan bir grup vardı. Bir de bu imtiyaz ve zandan kaynaklanan şımarıklık.. Onlara göre kanunlar ve mahkemeler siviller içindi. Bu vesile ile bitti. Ergenekon'la birlikte sobelenip teşhir edilirken orduyu ve himaye ettiği kurumları dönüştürme operasyonunda manivela olarak kullanıldı, maksat hasıl oldu. Şimdi bir bahane ile tahliyeleri gerekiyor. 2011'de, 12'de, 13'te benzer şeyler söylemiştim. Aralık, mart, mayıs vesilesiyle oluşan kanaat değil.
...
12 Eylül kararının sembolik değeri varmış.. Ama faydası yok. Çok tutarlı da değil. Kamuoyunda beklenti oluştu, gaz boşaltılması lazımdı.. O arada daha büyük maceralar yaşadık. Aslında ihtiyaç da kalmamıştı. Zaten temyizdi, geri gelmişti, tekrar gitmişti esnasında unutulur. Sanıkların ömrü yetmez. Anayasa zaten onların... Belki anayasalarının mahkemesine de giderler.
Örtülü denetim işini ordu yapıyordu, Ergenekon Balyoz davalarından sonra devre dışı kaldı. Yerine bir şey konulamadı. Devre dışı bırakılmasında taşeron hizmeti verenler boşluğa sızdı. Öbürlerinin metodu daha kestirme ve aleniydi. Bunlarınki dolambaçlı ve karanlık. Bakalım bunlar (paralelciler) gidince boşluk neyle doldurulacak.. Veya doldurulması lazım.
Hele siz adayınızı ilan edin.. Daha konuşacak çook zamanımız olur. Biliyorsunuz Başbakan'ın aday olmayacağını söyleyip duruyorum. Sırtımda yumurta küfesi yok. Aday olursa mosmor döner, boynumu büküp işime bakarım. Olmazsa yeni saçmalıklarım var. Belki de iki yüzü de tura olan parayı havaya atıp 'yazı mı tura mı' diye soracaklar.
Biraz toparlanmış olarak dönmek ümidiyle...

