Kaydet
a- | +A

Abi devlet ne zaman kuruldu? 1923

Kaç sene geçmiş? 90 sene.. 90 senenin ne olduğunu biliyor muyuz? Üç nesile tekabül ediyor.
Şu sebeble bu sebeble hastaneye gidene soruyorlar. Annende, babanda, dedende şeker hastalığı var mıydı, kalp hastası olan var mı... Mı mı mı derken genetik faktörleri hesaba katmak için soruyorlar.
90 yıl az bir zaman mı? 90 yıl boyunca uyguladığımız ve alışılagelmiş bir dış politikamız var. Aslında dış politikamız derken nezaketen denir. Doğrusu yok. Akma, kokma, karışma, dışarıya gülümse içeriyi bük politikasıdır bu. Bu kadar zaman sonra şartlar değişmiş olsa bile.. Dirayetli hükümetler gelmiş olsa bile o kadroların 90 yıllık alışkanlığını değiştirmek kolay değil. Üç beş kişiyi değiştirerek olacak işler de değil.
Onları devre dışı bırakıp kendi başınıza kestirme yollardan güya inisiyatif kullanarak yaptığınız işleri de kenardan gülümseyerek seyrederler. Bıyıkları yok ama olsa bıyık burarlar.
Komşumuzun diktatörü Esad pazartesi günü dosttu, yenilikçiydi. Hatta dostluk maçı yaptık, vizeleri kaldırdık, akşam bize geldi, sabah onlara gittik, derken bir sabah kalktık adam diktatör olmuş. Vay namussuz. Hem de kimyasal kullanıyor. Diğer silahlarla öldürse neyse..
Hani market rafından bir ürünü alıp kasaya gelirsin ya.. Barkodunu okutursun raftaki bilgiyle aynı değildir. Tıpkı öyle oldu. Kasaya gelip adamın barkodunu okuttuk ki, adam hem diktatör hem zalim.. Boşluğa düştük.
İşte bu arada devlet aklına ihtiyaç vardı. Gidişatı öngörüp bizi boşluğa düşmekten koruyacak akla.. Muhtemelen böyle bir akıl var ama tavsiyeler alt tarafa sirayet etmiyor.
Pazartesi günü dostsun. Salı günü adam hem zalim hem diktatör.. Herkesten çok bağırıp kapıları açıyorsun. Açıyoruz. Muhtemelen yine bir beklentimiz var. Batı gelip orayı yoluna koyacak.. Biz de ön almış komşu ülke olarak işin içinde fazlasıyla olacağız.. Ama ne gelen var ne giden. Aldatıldık diyebilir miyiz?
Bence diyemeyiz.
Yine zalimle mücadele edenlerle temas halindeyiz. Temasta olduklarımız arasında PYD yok.. O günlerde Kürt barışını da öngörmemişiz. PYD de dolaylı düşmanımız.. Şartlar getirip PYD'yi kapımıza dayıyor. Yine bir devlet aklına ihtiyaç var.
Harala gürele giderken Mısır işi patlıyor. Komşumuzun bir an evvel demokrasiye geçmesini diliyor, üzüntülerimizi bildiriyoruz deyip sipere yatmak dururken orada da azıcık çıkmaza giriyoruz. Değerlerle ve ilkeli duruşla avunuyoruz.
Şimdi öyle bir noktadayız ki, ya hepsi birden yoluna girecek.. (Suriye, Kürt barışı, Mısır) ya da sonuncusu hariç birbirine bağlı olan bir iki problem bizi tekrar içimize döndürecek, siperlere çekilip pozisyon alacağız. Yılların emeği ve ümidi bir kere ziyan olup gidecek.
Az konuşmak dışında bir çözüm gelmiyor aklıma. Biraz da müttefiklerimiz konuşsun.

ÖNE ÇIKANLAR