Kaydet
a- | +A

Prof. Ali Yaşar Sarıbay 800 ilkokul 5. sınıf öğrencisine "Çocuk ve demokrasi" ilişkisini sorgulayan araştırma kapsamında çeşitli sorular sordu. Cevaplardan çıkan sonuç net: "Birtakım dogmalar çocuklara sorgusuz sualsiz ezberlettiriliyor, öğrencilerin bunlara inanarak yaşaması garanti edilmeye çalışılıyor. Kişiliğin geliştirilmesi yolunda hiçbir faaliyet yok." *Çocuklar ailenin doğruları ile öğretmenlerin doğrusu arasında bocalıyor. *800 öğrenciden 350''si ''ailemin söylediğini yaparım'' diyor.100''ü, ''aileme evet der, öğretmenimin söylediğini yaparım'' diyor. *Çocuklar mahallesinin muhtarını, şehrin belediye başkanını, milletvekilini tanımıyor. Bildikleri tek isim vali. *Her yıl tekrar tekrar ezberletilen bazı bilgileri hatırlayamıyorlar. (Meclisin ne zaman kurulduğu sorusuna 300 öğrenci doğru cevap vermiş.) Bu sorunun önemi şurada: Zorla dayatılan ve ezberletilen bilgiler bir işe yaramıyor. Prof. Kalaycıoğlu diyor ki: "Siyasi bilim açısından eğitim sistemlerini çok genel olarak ikiye ayırmak mümkün. -Doktrin ağırlıklı eğitim sistemleri -Demokrasinin iyi vatandaşını iyi yetiştirmeye çalışan eğitim sistemleri Birinci sistem genellikle totaliter rejimle yönetilen ülkelerde görülür. Birtakım dogmalar sorgusuz sualsiz ezberletilir. İkincisinde araştırmacı, tartışmacı kafalar yetiştirilir. Bizim sistem birinciye daha yatkın, problem bu. Çocuklukta ne derece demokrat bir eğitim verirsek, ileride demokrat bir yetişkine sahip oluruz düşüncesiyle yola çıkmıştık, karamsar bir tablo ile karşılaştık."

DAHA BU NE Kİ Çocuklarımıza şiir diye öğrettiğimiz şeylere bakın: Önce düşmanları boğduk, Sonra sultanları kovduk. Yıktık zalimin tahtını, Ak ettik Türk''ün bahtını. Kalmadı kimsede keder, Hayat buldu hemen her yer, Bütün güçlükler aşıldı, Rahatlığa kavuşuldu. Ne baskı var üstümüzde, Ne korku gönlümüze yük. Hürüz milletimizle, Bu yurtta büyük küçük. .... Millet güvendiğini, Övüp beğendiğini, Yerine mebus seçer, Yurda bakacaksın der. Şu memlekette hepimiz, Olup biteni biliriz. Bir zamanlar başımızda, Aklı fikri aşımızda, Bir ilgisiz sultan vardı, Memlekete hiç bakmazdı. ... 940''larda bir zata sormuşlar: "Efendim nedir bu başımıza gelenler?"

"Daha bu ne ki" demiş,"Bu millet Abdülaziz hana yaptığının cezasını çekiyor, daha sırada Abdülhamid var, ondan sonrakiler var."

ÖNE ÇIKANLAR