Bir sene sonra mahalli seçimler var.
Aynı yılın sonuna doğru cumhurbaşkanlığı seçimi var.
Değişiklik yapılmazsa ondan bir sene sonra genel seçim var.
Mahalli seçimleri öne alma teşebbüsü yarım kaldı.
Şimdi genel seçimleri normal tarihinden bir yıl sonra yapmanın hazırlıkları var.
Bu, anayasanın ilgili maddesinin değişmesiyle olacak bir iş. Sadece bu iş için referanduma gitmek milleti sıkar.. Bir paketin içine dahil etmek lazım.
Seçimleri ertelemekten daha önemlisi başkanlık ve yarı başkanlık işi sıkıntıya girdiği için partili cumhurbaşkanlığına imkân tanıyacak bir düzenleme.
Yani yazın anayasa değişikliği ve referandum gündeme gelecekse içinde partili cumhurbaşkanlığına imkân tanıyan düzenleme de olacak demektir.
Başka ne olabilir?
BDP'lilerin desteğini sağlamak için onların isteği doğrultusunda bir iki ilave olabilir.
Bütün bu dolambaçlı yollar ve arayışlar ne için?
Cumhurbaşkanlığı seçimi için..
Hem yukarıya çıkmak istiyoruz hem aşağıyı düzenlemek ve kontrol altında tutmak istiyoruz. Aşağı derken parti, hükümet, meclis..
Üstelik bunu açıkça yapamıyoruz.
Her seçim zamanında yapılacaksa cumhurbaşkanlığı ile genel seçimler arasında 11 ay var. Parti başkanının cumhurbaşkanı olması halinde parti içi dengelerin ne olacağı belli değil.. Bozulması muhtemel dengelerle 11 ay sonraki seçimin nasıl sonuçlanacağı belli değil.
Çok fazla seçenek de yok. Ya parti tüzüğü değiştirilip parti başkanına ve çalışma arkadaşlarına 4. defa aday olma imkânı tanınacak ya da partili cumhurbaşkanı olarak aynı işleri yapabilmesi için imkân tanınacak.
Birinci ihtimale son çare olarak bakıldığı anlaşılıyor.
Partili cumhurbaşkanlığına kapı aralanamazsa, yukarıya emanetçi birinin çıkarılması kolay değil. O durumda hâlihazırdaki cumhurbaşkanı aday olur..
Halkoyu ile seçilen bir cumhurbaşkanı.. Sadece temsil görevi ile yetinemez. Üstelik teorik olarak oyu iktidar partisinin çok üstünde olacağı için birçok konuya müdahil olması istenir. Şartlar oraya sürükler. İki başlılık denilen şey olur.
Rusya örneğinde olduğu gibi yer değiştirme işi ise bizde rota değişikliği anlamına gelir ki, dışımızdaki kavga içerden daha çok olur.
Pek mümkün değil yani.
Partili cumhurbaşkanlığı işi olmazsa köklü düzenlemeler genel seçimler sonrasına kalır.

