Kaydet
a- | +A

"Bir baktım ki bayrağımızı indirmişler, kan beynime sıçradı abi..." Kan beynine sıçrayınca nasıl düşüneceksin. Bu hassasiyet mi, önem vermek mi, refleks mi?

Ben, bayrağımıza o kadar önem veririm ki.. Tamam ver tabii. Bundan güzel ne var. Peki önem veren bir insan olarak ne yaparsın?

Çok önem veririm abi.

Mesela bir Amerikalıda aynı tutku yok.

Veya var da şekli değişik.

Soru şu: Onlar için neden önemli değil?

Bizim için neden bu kadar önemli?

Önem verenle vermeyen arasındaki fark nedir?

...

Bunlar semboldür, hassasiyet gösterilir. Soru; hassasiyet göstermenin ne olduğu ve nasıl olacağı. Ben söz sahibi değilim ama her tarafta bayraklarım dalgalanıyor.

Söz sahibiyim, hükümranım ama ortalıkta bayrak görünmüyor.

Hangisinden yanayız.. Hangisinden yana olmalıyım.

Şöyle anlıyorum: Özel bir dönem geçirmişiz. Cihan harbi yıllarındaki mağlubiyet.. O nesilden geride kalanların yaşadığı travma.. Biraz yokluk, biraz eziklik, biraz hüzün. O dönemde bu işlere el atanlar, aczlerini, çaresizliklerini, çelişkilerini ve bazen ihanetlerini, kutsallaştırdıkları sembollerle örtmüşler. Toplama, çıkarma sağlama yok. Ölçülemeyen, tartılamayan, sorgulanamayan semboller üzerinden ara gaz var. Ağıtlar, savaş menkıbeleri, vecizeler, hep semboller üzerinden enjekte edilmiş. Semboller dinin yerine ikame edilecek hâle gelmiş. En az iki üç jenerasyon bu kalıplara oturtulunca düşünme, hesap kitap yapma, tartma melekesi kaybolmuş. Âdeta bir geçim, ayakta kalma vasıtası olmuş. Hani yakın tarihimizde "vatan için" deyince akan sular durur-durdurulurdu ya. Altı boştu. Vatan için olan işler sorgulanamaz, hesap sorulamazdı. Sonra insanlar dış dünya ile haşır neşir olunca "Vatan için" gerekçesi geçim yolu olmaktan çıktı. Diğer semboller de zaman içinde yerli yerine oturacak ve zaaflarımız azalacak.

Bayrak indirme olayı kurgulanmış bir olay. Kamuoyunun hassasiyeti biliniyor. İki ucu kızdırılmış demir çubuk. Direğe tırmananı tek kurşunla yere indirsen.. İnfial.. Halk galeyana gelecek.. Oraya hücum edecek.. Her geleni tarayacak mısın? İndirmesen başka bir dert.. Niye sahip çıkmadınız denilecek.

Biz yine duygusallığımızı yaşayalım ama bu işlerin sahipleri hesap kitap yapsın. Yapmalı. Onlar da bizim gibi veya bizden fazla duygusal olursa işleri kim yapacak.

Siz her türlü dünyalık işinizde aklınızca hesap kitap yapıyorsunuz. Araç alırken fabrikası Türk bayraklarıyla donatılmış bir marka endişeniz yok. Mal alırken, hizmet alırken.. İşini namuslu yapmayan bir adam her tarafı bayraklarla donatınca namussuzluğunu görmezden geleniniz var mı?

Abi öyle de bu iş ticaret değil, vatan işi..

Vatana sahip çıkmak da akıl işi. Kan beynine sıçrarsa aklın devreden çıkar. Oyuna getirildiğini bile fark edemezsin. Adamlar bizi bizden iyi tanıyor, o hareketin nelere sebep olacağını biliyor.. İlk atışı yapıyor. Beklenen tepkiyi verdiğin zaman zaten onun dümen suyuna girmiş oluyorsun.

Güneydoğu'nun her tarafı bayraklarla donatılıp altına "Türkiye Türklerindir" yazılsa problem bitecek mi? Bizim olacak mı?

Keşke her tarafında "Bu bölge Kürtlerindir" yazsa ama bizim kontrolümüzde olsa.. Bizim derken biz kim isek.. Neden dilimize doladığımız eşitlikten mülhem eşit hakların sahibi değiliz o da başka bir soru.

ÖNE ÇIKANLAR