Bu işleri bir kaşıyan var.
Olayları körüklemek, sabote etmek, yönlendirmek, buradan bize ekmek çıkar mı diye bakmak karşı taraf için bir haktır.
Örtülü savaş varsa bir haktır.
Bize garip geliyor ama haktır.
Zaten teşebbüsleri boşa çıkarıp karşı hamle yapabildiğin zaman devletsin.
Ben bir vatandaş olarak şu kadarını söyleyebiliyorum: Yahu hem önünü arkasını hesap etmeden meydanlara inip hem de yaralandım, sakatlandım, gaz yedim, burnum kanadı demek olmaz. Bir işe soyunuyorsan riski önceden hesap etmişsin demektir. Bedeline razı olmuşsun demektir.
Bunu kim söyler.. Sıradan vatandaş söyler.
Devlet söyleyemez.
Devlet oraya uzanan ve yarayı kaşıyan bir el varsa sessiz sedasız gider o eli koparır.
Bırakın yürüsünler.. Kime ne desek, eğer uzanan bir el varsa şöyle bir sonuç mümkün: Hemen taraflar oluşur, iki taraftan da ölenler olur. Fatura yine polise kesilir.. Gitmedi de seyretti de, böyle olacağını biliyordu da..
Müdahale edilir ölümler olur.. Müdahale ile ilgili olmasa da yine ağlamalar sızlamalar gelir.. Müdahale edildi de bunlar düşman mı da..
Yürüyen niye yürüdüğünü ve kimin için yürüdüğünü bilmez. Gelin kendinize ve hepimize bir iyilik yapın evinizde oturun deseniz dinlemez.
Bu çetrefil problemi çözebiliyorsan devletsin.
Devletlerin hep iki yüzü vardır. Bir yüzü kanundu, anayasaydı, savunmaydı, soruşturmaydı, hukuktu, şahitti işine bakar.. Öbür yüzü bütün bu bağlayıcı kurallardan azade halde bu problemi çözer. İhale eder çözdürür.
Buradan herkesin ağzına sakız olan derin devlet çıkmaz.
Buradan yakar, yıkar, öldürür sonucu da çıkmaz.
Buradan matematik çıkar. Mükemmel istihbaratın olacak. Kimin ne yaptığından ne yapmak istediğinden haberin olacak.
Bunlar yoksa zaten değerli yalnızlığın bir anlamı yok.. İlkelerin de.
Aman oyuna gelmeyelim hepimiz kardeşiz.. Karın doyurmaz bir slogan. Niye kardeş olalım? Vatandaş olacağız.. Eğer bizim birlikteliğimiz yalvar yakar kardeşlik sloganlarına muhtaçsa vay halimize..
Devlet başka nedir? Algı yönetimidir. Olup biteni bize anlatan kanalları kontrol eden demektir.
Oralarda hep başkaları var ve başkalarının borusunu çalıyorlar.
Amerikan ya da İngiliz medyasının böyle durumlarda başkasının borusunu öttürme ihtimali sıfırdır. Yanlışlıkla olsa bile adamı hadım ederler.
Özgürlük kitaplarda anlatılan masallardaki gibi bir hak değil.
Özgürlüğün formülü de fizik kanunları gibi.. mesela güç eşittir iş/zaman eşittir kuvvet çarpı hız gibi.. Bir formülü olacak.
Demokrasi dedikleri sahtekârlığın da bir formülü var.
Hukuk dediklerinin de..
Gücün yoksa zaten bağımsız olamıyorsun.. Bağımsız değilsen haber kaynak ve kanallarını başkası kontrol ediyor.. Kontrol başkasındaysa fasit daire, şimdi kısır döngü dedikleri dairenin içinden çıkamıyorsun.
Damdan düştü bir kurbağa.. Kuyruğunu titretti.. Onu gören komşular alıp götürdü mezara mezarını eştiler mezar taşına yazdılar:
Damdan düştü bir kurbağa.. Dön dön dur.
Ya da ittifak kur.
Sadık bir müttefik ol.

