Adam 4 dönem belediye başkanlığı yapmış. Yine aday..Yine seçileceğine kesin gözüyle bakıyor. Bakmak ne kelime.. Türkiye rekoru kıracağım, diyor. Türkiye rekorundan kastı en yüksek oy oranı. Düz mantıkla bakınca şöyle demek gerekiyor: Adam hizmet ediyorsa, Bölgesindeki seçmen onun bu hizmetlerinden memnunsa, Memnuniyetini her seçimde dile getiriyorsa, Yeni çıkan o kadar adaya rağmen yine eski başkanını tercih ediyorsa size ne oluyor? Bu işin neresi sizi rahatsız ediyor? Benim bölgem değil..Derdim de değil.. Eskiden ben de böylelerine "helal olsun" derdim. Artık rahatsız oluyorum.
Başkan dediğin bir dönem için seçilir. Ne yapıp yapamayacağını gösterir, ikinci dönem için de hem yarım kalan projelerini tamamlamak hem de birinci dönemde yaptığı iyi işler varsa -takdir anlamında- karşılığını toplamak için bir kere daha aday olur ve iş orada biter. Bitmelidir. Bir ilde, ilçede dördüncü beşinci defa başkan olan birisi artık bölgesinin işlerine kafa yormaz. Aklı fikri başka işlerdedir. Ağalık yapar. Tatmin olur. Olmadık işlere burnunu sokar. .... Sendika başkanları var. 74''te başkan olmuş, sene 2009 hâlâ başkan..Kaç sene geçmiş aradan? 35 sene..Bir adam 35 sene bir koltukta oturuyorsa tek açıklaması "başarı" mıdır? ... Olan olmuş. Mevzuat izin verdiği için mırın kırın etmekten başka söyleyebileceğimiz fazla bir şey yoktur. Ama hiç olmazsa bundan sonrası için seçimle gelinen yerlerde (bu sendika olur, belediye olur, oda olur) başkanlık yapma hakkına sınır koymak lazım. Yahut en azından bu konuyu tartışmaya açıp başkalarının da fikrini almak lazım. İyi bir şeyse, biz yanlış düşünüyorsak, doğrusu şu andaki uygulama ise... Seçmen oy verdiği müddetçe bize laf düşmez deniyorsa biz de öyle deriz.

