Orson Welles''in yönettiği ve başrolünü oynadığı bir film vardı: Yurttaş Kane Filmin kahramanı gazete patronu oluyor. Satın aldıkları gazeteye yeni bir şekil verdikten sonra ilk nüshasına takdim yazısı koyuyorlar. Yeni patron, "Çıkarken" başlığı altındaki yazının her satırına, "Ben" diye başlıyor. Ben şunlara dikkat edeceğim. Benim ilkelerim. Ben bunların yanında olacağım. Çalışanlar şaşırıyor. -Patron, diyorlar; bu yazı gazetemiz adına olduğuna göre, neden biz demiyorsunuz? -Okuyucu, yazılanlardan kimin sorumlu olduğunu bilmeli, diyor. Yurttaş Kane filmiyle birlikte Amerika''da yeni bir gelenek yerleşiyor. Politikacılar söze " ben"le başlıyor. ..... Kanuni Sultan Süleyman da, Françesko''ya yazdığı mektuba "Ben ki.." diye başlamıştı. Şahsıyla bütün Osmanlı ülkesini temsil ettiği için mektubundaki "ben" Devlet-i Aliye''nin gücünü sembolleştiriyordu. Devletin ihtişamını, kudretini dile getiriyordu. Bugün, "Ben ki.." diyecek halde olmasak bile, Amerika örneğinde olduğu gibi en tepede, her şeyiyle her işten sorumlu olan bir kişinin olduğu bir yapıya ihtiyaç var. Son sözü söyleyecek adam. Dilerse onlarca kişiyle konuşur, tartışır ama son sözü söyler. Herkes her işini onun adına yapar. Bugünkü yapıyı gözünüzde canlandırdığınız zaman birbiriyle ilgisiz, hatta taraf durumunda olan odaklar varmış gibi görünüyor. Sanki herkes her işi devlet adına yapıyormuş gibi görünüyor.. Sonrası bulanık. Başkan dedi ki, başkan emretti ki, başkanın emri, başkan adına demek niye ağırımıza gidiyor. Bizi rahatsız eden tarafı neresi?
Paralı itibar Köyden şehire göç, sosyal ve ekonomik yapının alabora olması.. milyonlarca insanın yeni statülere oturarak hiç bilmedikleri roller üstlenmesi, üstelik bütün bunların büyük değerler erozyonu eşliğinde ortaya çıkması ahlakın çözülmesine yolaçtı. Bir toplumu başka bir toplumdan farklı kılan etika çöktü. Bu çöküntü günlük dilimizde gününü gün etmek şeklinde tezahür ediyor. İnsanlar yaşamak yerine sahip olmak tutkusu içine girdiler. Girdik. Daha çok mal, daha çok para, daha çok iktidar. Buna ulaşmak için her yol mubah sayılıyor. Bu yeni bir sosyal hadise değil. Yeni olan statü belirleyici tek faktörün para olması. İtibarın parayla orantılı olarak artması, azalması. Bu gidişat insanları üzmüyor, hayıflanmasına sebep oluyor. Biz niye beceremiyoruz, biz niye yapamıyoruz?

