1999 yılında ülkemizde sosyal güvenlik alanında radikal düzenlemeler yapıldı. Ancak sistemde süregelen aksaklıkların giderilmesi ve sistemin sürdürülebilirliği açısından 2006 yılında “Sosyal güvenlik reformu” adı altında daha radikal düzenlemelere imza atıldı. Sistem A’dan Z’ye değiştirildi.
Ekim/2008 başından itibaren meşhur tek uygulama Kanunu olan “5510” yürürlüğe kondu. Bu kanunun yürürlük tarihi; emeklilerin hem emekli maaşı hem yeniden çalışılan iş yerinden maaş alma açısından âdeta karpuz gibi tam ortadan ikiye bölünmesine yol açtı.
1 Ekim 2008 tarihinden itibaren sigortalı olanlar;
* 4.600-5.400 gün primle kısmi emekli ya da
* Engelli statüde emekli olmaya başlayınca serzenişler gittikçe artmaya başladı.
Bu tarih, çalışanlar için bir "milat" değil, bir adalet barajı oldu. 5510 sayılı Kanun yürürlüğe girdi; sistem tek çatı altında toplandı ama emeklinin hayatı iki ayrı dünyaya savruldu.
SİSTEM TEK ÇATI, HAKLAR PARAMPARÇA!
Eskiden SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı vardı. 20 yıl önce hepsi "SGK" oldu. Lakin kâğıt üzerindeki bu birleşme, haklarda derin bir uçurum meydana getirdi. 2008 öncesi girenler "şanslı ", 2008 sonrası giren yeni nesil emekliler ise "mağdur" hâline geldi.
SGK "DUR!" DİYOR: ÇALIŞIRSAN MAAŞINI KESERİM!
Yeni nesil emekli (engelli statüsünde veya kısmi emekli olanlar) piyasaya çıkıyor. Maaşı yetmiyor, "Geçinemiyorum, ek iş yapayım" diyor. Tam işe başlayacakken SGK barikatı kuruluyor:
* Emekli: "Çalışıp prim ödemek istiyorum."
* SGK: "Dur! Sen 2008 sonrası girişlisin. Prim ödesen de çalışamazsın!”
* Emekli: "Diğerleri hem maaş alıp hem çalışıyor?"
* SGK: "Onlar eski, sen yenisin. Çalışırsan emekli maaşını keserim!"
SGK KENDİ AYAĞINA KURŞUN SIKIYOR!
Bir Başmüfettiş olarak yıllarca sahada kayıt dışılıkla mücadele ettim. Oranı yarı yarıya düşürdük. Ancak bu yanlış düzenleme, emekliyi zorla kayıt dışına, yani "merdiven altına" itiyor.
Emekli ya geçim sıkıntısıyla kıvranıp duracak ya da sigortasız çalışacak.
SGK hem primden oluyor hem de denetim yükü artıyor. Bu, devletin kendi eliyle vergi ve prim kaybına davetiye çıkarmasıdır!
İŞ DÜNYASI “TECRÜBE” ARIYOR, KANUN ENGEL KOYUYOR!
İşveren ehl-i vukuf, usta eleman arıyor. Emekli zaten ihtiyacım var. "çalışırım" diyor ama 5510 sayılı Kanun'un "40 satırı" tepesinde sallanıyor!..
Emekli maaşının katledileceğini gören emekli, sistemin dışına kaçıyor. Ne devlete ne emekliye ne de üretime hiçbir faydası olmayan bu düzenleme âdeta bir akıl tutulmasıdır.
DÜĞÜMÜ ÇÖZME VAKTİDİR: ISLAHAT ŞART!
2008'de atılan o düğüm artık sistemi boğuyor, nefessiz bırakıyor. 5510'un bu "üvey evlat" muamelesi bitmelidir. Bütün emekliler için eşit olmalıdır.
Emeklinin ve çalışanların Başmüfettişi olarak diyorum ki;
Emeklilerimizi "geçim" ile "sigortasızlık" arasında tercihe zorlamayın. Alın teri sigorta başlangıç tarihine bakmaz; adalet herkese eşit bakmalıdır.
Hiç vakit kaybetmeden devletin ve emeklinin aleyhine işleyen 2008 düğümünü ivedi olarak bertaraf edin.
İŞTE ÇÖZÜM:
* SGDP kapısı hangi tarihte sigorta girişi olursa olsun tüm emeklilere açılmalı.
* Emekli çalışmalı, işveren tecrübeye kavuşmalı, SGK ve hazine kasası dolmalı.
* Kayıt dışılık tarihe gömülmeli…

