Otopsi raporunda ‘Hasedinden öldü’ yazacak insanlar tanıyorum diyorsan sen de bizdensin… O zaman, gayet açıklayıcı bir hikâye gelsin;
Ormanın derinliklerinde sıradan bir yaz akşamıydı. Yılanın biri bir gün ateş böceğinin peşine düştü. Birkaç manevradan sonra yakaladı, tam onu yiyecekken ateş böceği can havliyle; "Sana bir soru sorabilir miyim?" dedi.
Yılan: "Normalde kurbanlarımın sorularını cevaplamam. Ama cesaretini takdir, soruyu da merak ettim. Sor bakalım." diye cevapladı.
Ateş böceği sordu: "Ben sana bir kötülük mü ettim?"
Yılan: "Hayır" dedi.
Ateş böceği: "Peki ben senin besin zincirine dâhil miyim?"
Yılan: "Hayır değilsin." dedi.
Ateş böceği: "O zaman neden beni yemek istiyorsun?"
Yılan hiç düşünmeden cevap verdi; "Çünkü senin ışığını görmeye dayanamıyorum!!”
***
Bazılarının kötülük yapmak için bahaneye ihtiyacı yoktur. Siz onlara hiçbir kötülük yapmasanız da, hatta belki hayatlarını değiştiren pek çok iyiliğiniz de dokunsa onlar yapacaklarından geri durmazlar.
Işığınızdan rahatsız olanlara daha çok parlayın ki gözleri kamaşsın!
Öyle çok aydınlatın ki ortalığı, gerçek yüzleri alenen ortaya çıksın... Kalpleri kara bağlamış, kendi karanlığında batmış yüzsüzlerden ise mümkün mertebe uzak kalın. Zira onları hiçbir ışık aydınlatamaz!
***
Ezcümle, takılmayın size haset edenlere.
Bir hasetçiye en büyük ceza; ‘kendisi!”
Allah’a küstahlık eden nefsi...
Bırakınız kendi fesat kuyusunda debelensin...
Ninem diyor ki; Hasudun rahatı olmaz.

