Kıymetli emeklilerimiz, yıllarca bu ülke için alın teri ve göz nuru döktü. Ancak 2023 Temmuz ayından beri millî gelirden ne refah payı ne de ilave bir iyileştirme yapılmaması, seyyanen zam vaadinin de hâlen ifa edilmemesi nedeniyle büyük serzeniş içinde.
Emekliler maaş güncelleme dönemlerinde hayal kırıklığı yaşadıklarını her ortamda ifade ediyor. Sadece en düşükten ve en az prim ödemiş "en düşük emekli maaşı" eksenine sıkıştırılan tartışmalardan çok rahatsız. Milyonlarca emeklimizin hayat pahalılığı ve geçim sıkıntısı karşısında durumu maalesef görmezden geliniyor.
Benzer bir çarpıklık ve kördüğüm, bugün banka promosyonlarında da tam anlamıyla bir adaletsizliğe dönüşmüş durumda. Ekranlarda, meydanlarda âdeta bir rekabet varmış gibi yansıtılıyor; "Şu banka bu kadar veriyor, bu banka şunu vadediyor" deniliyor. Oysa işin temeli kökten bozuktur ve emeklilerimiz banka banka koşturmaktan, bir kuruş daha fazla alabilmek için kapı kapı dolaşmaktan artık yorulmuştur.
20.000 TL ÜZERİ HERKES AYNI KEFEDE: BU NERENİN ADALETİ?
Mevcut sistemde bankaların uyguladığı promosyona esas çizelgeler bir türlü yenilenmiyor. Bankaya gittiğinizde önünüze konulan baremler âdeta akla ziyan: Belli bir tutarın altındakilere ayrı, ancak 20.000 TL ve üzerindeki herkese aynı promosyon tutarı dayatılıyor. Emeklilerin maaş miktarlarını dikkate almaksızın herkesi en düşükte eşitleyerek aynı promosyonu vermek en büyük adaletsizliktir.
Soruyorum sizlere: Bu ülkede 37.000 TL, 50.000 TL, hatta 80.000, 96.000, 107.000, 138.000 TL… maaş alan emeklilerimiz yok mu? En düşük emekli aylığının 5-6 katı ve daha fazlası prim ödemiş, ömrünü çalışmaya adamış vatandaşımıza da aynı promosyonu veriyorsunuz, en düşük maaşı alana da.
Emekli kardeşimiz Ali haklı olarak isyan ediyor ve diyor ki: "Benim maaşım 87.000 TL. Bankaya gidiyorum, bana '20.000 TL üzerinde olan herkese aynı promosyonu veriyoruz' diyorlar. Böyle bir mantık, böyle bir iş olabilir mi?" "Eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz." Prim gününe, yüksek kazancına göre yüksek maaş alan emeklilerin hakları, bu bozuk temelli sistem nedeniyle bankaların kasasında eriyor.
Ticari hayatın en temel mantığı bellidir: Bir bankaya 1 milyon lira nakit yatıran bir mudi ile 20.000 lira yatıran kişiye aynı faizi veya aynı kâr payını mı veriyorsunuz? Elbette hayır! Bankalar yüksek mevduata yüksek getiri sağlarken, iş emeklinin maaşından oluşan devasa nakit büyük kaynağa gelince neden milyarlarca liralık nakit gücünü görmezden geliyor?
SGK, DERHÂL MÜDAHALE ETMELİ!
Sosyal Güvenlik Kurumu bu adaletsizliğe daha fazla sessiz kalmamalıdır. Tıpkı emekli aylıklarında asgari ücret üzerinden 3600 gün prim yatıranla 9.000-10.000 gün prim ödeyenlerin aynı tabanda eşitlenerek çok prim ödeyenlerin mağduriyetine yol açılması gibi, promosyonlarda da emeklilerin maaşlarının ne kadar yüksek olduğuna bakmaksızın taban emekli maaşına göre aynı promosyon ödenerek mağduriyetin sürdürülmesine izin verilmemelidir.
Çözüm aslında son derece basit ve nettir.
EZBER BOZAN YENİ FORMÜLÜMÜZ:
- Her emeklinin en düşük taban promosyon tutarı, doğrudan kendi net maaşı kadar olmalıdır!
Emeklinin maaşı 20.000 TL ise en az 20.000 TL, 30.000 TL ise en az 30.000 TL, 50.000 TL ise en az 50.000 TL, 100.000 TL ise en az 100.000 TL promosyon almalıdır. Bu tutar yasal alt sınır (taban) olarak belirlenmeli; bankalar bu oranın üzerinde daha fazla vermek istiyorlarsa serbest piyasada yarışmalı ve gerçek rekabet o zaman başlamalıdır.
DERHÂL ALINACAK TEDBİRLER
Lafı uzatmaya gerek yok. Emeklinin refahı ve sosyal adaletin tesisi için acilen şu adımların atılması çağrısında bulunuyoruz:
- Çizelge Sil Baştan Yenilenmeli: SGK, bankalarla yaptığı protokolü acilen revize etmeli ve 20.000 TL üzerini tek kategori sayan adaletsiz barem sistemini çöpe atmalıdır.
- Maaşa Endeksli Taban Sınır: Promosyon ödemeleri sabit miktarlarla değil, kişinin aldığı net maaş katsayısıyla doğrudan eşitlenmelidir.
- Gerçek Rekabetin Önü Açılmalı: Taban promosyon kişinin maaşı kadar olduktan sonra, bankalar emekliyi çekmek için bunun üzerine kendi kâr paylarından ek ödemeler eklemelidir. Böylece emekliler üç beş kuruş için sürekli banka peşinde koşmak zorunda kalmayacaktır.
- Kamu Bankaları Öncü Olmalı: Mevcut banka promosyonlarına bakıldığında kamu bankalarının emekliler lehine çıtayı yukarı çekmeleri beklenirken tam tersine bu konuda hiçbir gayret göstermedikleri aksine en düşük promosyonlar vererek rekabeti olumsuz etkiledikleri açıkça görülmektedir.
HASILI KELAM: "Adalet mülkün temelidir." Milyonlarca emeklinin hakkını korumak, devletin şefkatli eli ve sosyal güvenlik sisteminin asli görevidir. SGK yeni yapacağı protokolle bu adaletsizliğe derhâl son vermeli, her emekliye hak ettiği gibi maaşı oranında promosyon ödenmesinin önünü açmalıdır.

